Instagram'daki sahte yüzler...

Bu hesabımı yeni açtım biliyorsunuz.
Bir önceki ani gidişim ve sebeplerini de bu yazımda yazmıştım.



Yine delleniyorum ama!!!

Harun'la beraber artık ilgi alanım biraz yön değiştirdi. Hamileliğimle beraber blogger anneleri, hamile anneleri, yeni anneleri takibe koyuldum. 

Aynı dönemde birkaç hafta önden ya da arkadan gelen hamile kişileri takibe almıştım. 

Hangi haftada neler yaşıyorlar, nerelerden neler almışlar, ne gibi sorunları var, nasıl, ne zaman doğum yapacaklar vs. sebeplerle takipteydim.

Tabii insan bir süre sonra alışıyor. Sanki onlar gerçek arkadaşınız gibi oluyor, doğumları, bebekleri ve sonrasında yaşadıkları insanı gerçekten heyecanlandırıp, mutluluklarıyla mutlu olmaya başlıyorsunuz.

Yine bir yere kadarmış tabii. Ben fazla gerçek ve samimi yaşıyorum instagramda ne yazık ki.
Takip edenler samimiyetimden hoşnut fakat ben takip ettiklerimden yana aynı hoşnutlukta olamıyorum.

Lafı fazla uzatmadan rastladığım birkaç örneği paylaşmak istiyorum.


Kişi 1 : 2000 küsür takipçisi var. Fotoğraf beğenileri 90ları aşmıyor. Yorumlar 15-20 ancak.
Yine hamilelikten itibaren takipte olduğum biri. Hiç yorum yapmamışım öncesinde. İlk kez geçenlerde bebeğinin bir fotoğrafına  yapmak istedim. "Allah bağışlasın, maşallah. Allah onu kem gözlerden esirgesin. Yüzü hep böyle gülümsesin dünyaya." yazdım. Cevap verilmedi. Mesele cevap değildi aslında. Nezaketti. Baktım ki cevap alamayan olarak yalnız değilim. Hiçbir yoruma cevap vermiyor. Sadece tanıdığı insanlara cevap vermiş. Kızdım. Neden kızdım? Çünkü sokakta bile insanlar iyi dileklerini belirtebiliyor bir bebek gördüğünde. Cevap vermeden yolumuza mı bakıyoruz. Yoksa gülümseyip teşekkür mü ediyoruz. Yani vakti olmamıştır, görmemiştir vs. ben bunlara ihtimal vermem. Yukarıdaki istatistiklerde dönüş yapamama gibi bir ihtimali olamaz. Sanki yüzlerce yorum var da vakit bulamıyor dönmeye.Yani bu bilinçli bir kabalık. Peki soruyorum sadece eşimizle dostumuzla etkileşime gireceksek neden yabancıların takip isteğini kabul ediyoruz. Hayatımızı gösterip elletmiyoruz....

Kişi 2 : Yine hamilelik döneminden takip ettiklerimden. Bebeği doğduktan bir süre sonra bir semtin anneleri hesabı da açtı. Neyse ben her iki hesabı da takip ediyorum. Yine takipçi sayısı 2000lerde. Yorumları ve etiketlemeleri görmeme ihtimali yok. Semtin anneleri hesabında sorması için bir soru paylaştım. Sağolsun paylaştı. Bende oradan aldığım cevaplar sonucunda yardımcı olduğu için bir paylaşımımda kendisini etiketleyip teşekkür ettim. Ne paylaşımımı beğendi, ne de yorum yaptı. Yaa kabalık mı moda oldu. Böyle cevap vermeyince cool mu görünüyoruz benim haberim yok. Mesele cevap değil canlarım. Mesele nezaket. Ben normal hayatım gibi görüyorum. Birine birşey sormuşum, yardımı olmuş teşekkür ederim yani. Peki teşekkür ettiğim kişi arkasını döner gider mi? Böyle birşey var mı yaa...Yani hiç birşey yazma bari paylaşımı beğen di mi. İncilerin mi dökülecek. Yoksa beni senden gelecek bir beğeni mi popüler edecek. Allah aşkına nerde nezaket, nerde...

Kişi 3 : Bunu sona sakladım. En en en fıttırdığım kişi çünkü. Düşünün ne kadar fıttırmışım ki bir de aralarında sıralama olmuş yani:)
Ve yine hamilelikten bu yana takip ettiğim biri. Paylaşımlarında hep bir eleştirel haller var. Severim ben eleştiren insanları. Sorun yok, takibe devam. Ama eleştirdiklerini yapmaya çalışan bir hale gelirsen işte orada durrr.
Ben takip ederken sadece bir hesabı vardı. Sonra bir semtin anneleri hesabı açtı, sonra bebeğinin adıyla bir hesap açtı, sonra falanfilananne diye bir hesap açtı ve o isimde de bir blog. Hepsini takibe aldım. Bir insan neden bu kadar fazla hesaba ihtiyaç duyar diye de sordum kendi kendime.
Eleştirileri hep popüler anne bloggerlara. Reklam yaptıkları, o davetten bu davete koştukları ve bedava birşeyler toplamak için herşeyi yapabileceklerinden yakınıyor sürekli.

Yok kendisi falanfilananne blogunu reklam için açmamış, yok kendisi blogger değilmiş falan. Klasik çekemeyen insan tripleri. Doğru reklama gerek yok çünkü para çok amaç ve eksik olan tek şey popüler olmak. Acaba bugün bir markadan toplantı daveti alsa koşa koşa gitmez mi :))) Neyse...

Aydınlık nesil yetiştirmek diye yazıyor da yazıyor....Metafizik, felsefe havalarda uçuşuyor. Birkaç felsefik kitap okuyup insanlara yukarılardan bakma gayesi sezdim ara ara yine de fesatlık yapmayayım dedim. Biraz daha takip edince emin oldum. Takip eden insanları yerden yere vurucu, zaman zaman azarlayıcı ifadeler. Çok rahatsız oldum. Ben Sosyoloji mezunuyum. O numaraları yemem yani, senin o okuduğun iki kitabın ben kaç mislilerini yalayıp yuttum. Sınavlar oldum, projeler yazdım. Bilgiyle insan ezilmez bunu öğrendim en başta. 
Bin bir uğraşla taklalar atarak çekilmiş fotoğraflar. Altında paragraf paragraf karma karışık felsefik yazılar. Ve en sonunda da " bu yazdığımdan sonra da sakın o nerden bu nerden diye sormayın, insanın hevesini kaçırmayın. Fotoğraf, sadece ilgisi olmayanın da ilgisini çekmek için." Böyle bir ifade nedir yaa, ne demek yani, sen bizleri ne yerine koyuyorsun ve kendini ne sanıyorsun. Neyi nerden aldığını söylesen ne olacak yani. Şu, seni zevkin için takip eder diğeri yazdığın için, öteki de kaşın gözün için... Karışamazsın ki. Ezemezsin... Derim ben ve bu takibi noktalarım.

İkea peluş file bebeğimi sarıp uyutup uğraşıp fotoğraf çekicem, bebeğime batmanli tulum giydirip bende batmanli çorap giyip tepelerden fotoğraflar çekicem, onu ordan eğip bunu burdan büküp fotoğraflar çekicem, herşeyi herşeye uydurmak için göbek çatlatıcam SONNNRRAAAA "benim görsel zevkim ve farklılığım yıllarca modayla uğraşmamdan" diye ordan da havanı mutlaka atıp saçını savurucan haaa yok yemezler. 100k takipçili bir yabancı bloggerın fotoğralarıyla tıpatıp aynı olan fotoğrafların bile ne yazık ki sahteymiş. Tesadüf olarak rastladığım o bloggerın paylaşımları tanıdık gelince bir kıyasladım. Resmen blogger paylaşmış bizim çok akıllı ondan 2-3 gün sonra paylaşmış. Aynı fil, aynı oyuncaklar, aynı tulum, aynı çorap vs. toplarken ve takip edip aynısını yapmaya uğraşırken bunun neresinde aydınlık nesili yetiştirmeyi düşünüyor acaba sorarım. 

İlgi çekmek, herkes tarafından okunup, herkesi bir noktasından yakalamaksa mesele "oyuncuanne"yi örnek almanı öneririm. İlgisi olmayanın bile ilgisini çekecek samimiyeti var, süslenmiş taklit fotoğraflara ihtiyacı yok. O yüzden takipçi sayısı bu, beğenileri bu, okuyanı bu, seveni bu....


***


Daha niceleri var...Bundan ibaret değil elbette instagram kişileri. Alıp başımı gidesim geliyor bunları gördükçe yine. Gözünüzü dört açın olur mu, dönüp bakmayın bile onlara. Sizin üzerinize basıp "popüler" olmasına izin vermeyin. Varlığınız onun için sadece bir sayıdan ibaret. Sizi insan yerine koyup cevap vermeyeni, küçümseyip, azarlayanı sevindirmeyin.

Ne zaman kiraya verdik kişiliklerimizi biz...
Biraz samimiyet, biraz gerçeklik, biraz nezaket dilerim...
Hepimiz için...

Zehra G. Ölmez

Yorumlar

gulihanblog dedi ki…
Welcam to instagram diyesim geldi :) (yanlış yazdım biliyorum:)) ben dün fark etim sizi instagramda baktım bebiş doğmuş bile blogunuzu oluyordum ama blogdanda uzaktım bir zaman Maşallah Allah hayırlı ömürler versin Haruncuğa bakınız bende geç kalmışım :))) haruncuk doğalı 4 ay olmuş bile :)) yorum yazma konusunda bende dikkat etmeye gayret ediyorum doğum evlılık hastalık özel şeyletr insan ozaman sevgiye ilgiye daha muhtaç bir kelime bile sevindiriyor insanı bazen yazdığınız aynı şeyleri bende hisediyorum instagram çok değişik bir ortam gerçekden bende severek kullanan instagramcılardanım bir madde daha eklemek isterim deli sorular evet delice soru soranlar ama hiç açıklama okumayanlar bu yüzdenaynı soruyu milyon tane soranlar :))) bazen zorlanıyor insanı tekrar hayırlı evlat ola inşallah sevgilerimle
Swotpisces dedi ki…
Ben sanal alemi hiç bir zaman gercek olarak göremiyorum maalesef. Size de nacizane tavsiyem. Tek tük de olsa samimi insanlar oluyor. Ben az önce telden instgram ve facebook sildim. Sıkıldım sanırım bazı şeylerden. Arada uzaklaşmak gerekiyor sanırım.

Popüler Yayınlar