Anne Oldum Ben / Doğum Hikayemiz...




Her hikaye bir diğerine aslında çok benziyor ama bir o kadar da ayrı ve özeldi...
Öyle çok doğum hikayesi okudum ki hepsindeki duygular hemen hemen aynıydı fakat benimkinde bir duygu fazladandı. O da acı... Bu yazımı belki okudunuz ya da okumayanlar bakabilirler.

Bende birgün aniden sancılarım oldu apar topar gittik diye başlayabilirdim sözlerime ya da sancıları hissetmemişim hay Allah diye keyifle başlayabilirdim bu hikayeye...

6. Eylül akşamına kadar gün sayıyorduk. Son üç ayımda annem ve ablamın yanımda olmasının verdiği rahatlığı doyasıya yaşıyordum. Doğumda benimle olacaklarını bilmek inanılmaz bir huzur veriyordu. Ama olmadı. O akşam herkes koltuğunda çayını yudumlarken, hiç ihtimal vermediğimiz asla yakıştırmadığımız, içimize sığmayacak kadar acı bir haberin ihtimalini duyduk. 

O gün sabah olmadı, gün doğmadı.
İhtimali bile kalp atışlarımı öyle bir hale getirdi ki konuşamıyordum. O gece ilk kez acile gittik. Açılma yoktu. Sancılar çoktu ve tansiyonum yüksek. Kalp atışlarım normal değildi. Evde istirahat verdi acil doktoru, sabah kendi doktorum Mehtap Hn. tekrar görecekti. 

O sabah olmadı işte... Şehit haberi yaktı bizi, eniştem değil abimin haberi...Kesinleşmedi deselerde bana artık ismi Twitterda trend topic olmuştu, şehit olmuştu abim... 6.Eylüldü günlerden. 

Sabah ablam halâ bana önemli olan sensin, bebeğini düşün kendini bırakma diyordu. Bak bende çocuklarımı düşünüyorum diyordu. İnanamıyordu besbelli, hayat arkadaşını kaybettiğine...

Annem ve ablamı karmakarışık halde bırakıp kontrol için hastaneye çıktık. Bilmiyordum ki eve döndüğümde artık onları göremeyeceğimi.

Mehtap Hn. Ablamla da tanışmıştı. Habere o da çok şaşırdı, üzüldü bana teselli vermeye çalıştı. Beraber 9 ay geçirmiştik onunla, böyle bir anda gerçekten destek beklediğim ilk insanlardan biriydi doktorum ve sağolsun eksik etmedi...
Nst sonucunda yine sancılar çıktı. Tansiyon normale girmemişti. Çatı muayenesini hem kendisi hem başka doktor arkadaşı yaptı. Açılma yoktu, bebeğin başı büyük dediler. Psikolojik olarak bebeğin yakın zamanda gelmemesi süreci her ikimiz içinde zor bir hale getirebilirdi. Normal doğum istemiştim en başından beri evet ama artık şartlar değişmişti. Bebeğin olumsuz etkilenebilir bu halinden dedi ve diğer doktorda bebeğin başından dolayı normal doğumun riskli olacağını...
Peki Mehtap Hn. dedim, zaten düşünecek halim yoktu. O da biliyordu. İlk  günden beri ona güvendim. O anda bunu yaptım...

Eylül başından itibaren artık son günlere katlanamıyordum ,sabrım iyice tükenmişti. Dilimde hep ben 10.Eylül'de doğurayım vardı. Hayırlısıyla demedim tabii, gevezelik yapıyordum aklım sıra... Ama yapmamalıymışım. İnsan diliyle işte böyle terbiye olur...

Mehtap Hn. benim bu sözlerimden tabii ki habersiz olarak "bebeği 10.Eylül'de alalım o zaman" dedi.
Elim ayağım işte o an buz kesti. Sezeryandı bu...7.eylül-8.eylül ya da 12.eylül değildi... Benim başına hayırlısı koymadığım 10.eylüldü...

Eve döndük, doğuma artık 3 gün vardı. Evde ablamda annemde yeğenlerimde yoktu artık. Acı, onları bir rüzgar gibi önüne katıp götürdü. Geride bolca hüzün kaldı. 

Furkan ertesi gün cenaze için Bursa'ya gitti. Ben yalnız kalmak istedim, kendimle, Harun'la...
Buzdolabını açtım. Annemle ablamın son gün yaptıkları alışveriş malzemeleri. Ağlayarak boşalttım, komşulara verdim. Doğum, hastane derken zaten yemeğe fırsat olmayacaktı. 
Ayakkabılık, küçük oda, oyuncaklar, ütüler...Her yerde eşyaları vardı. Onlara veda bile edememiştim. Ağlayarak topladım eşyalarını. Çok ağladım çok. Abim görevine gitmeden son gece bizde kalmıştı. Onun pijamalarını gördüm yattığı kanepenin altında... 
Çok zor 3 gün geçirdim. 3 yıl gibiydi. OCB hastalarını çok iyi anladım. Evi sürekli temizlemek istedim çünkü. Hiç durmadan düşünmeden hep temizlik yapmak istedim, yaptım. 

İki gün önce güle oynaya gezdiğim ablamı, iki gün sonra tv ekranında elinde abimin fotoğrafıyla ağlayarak izledim. 

Kimse anlayamaz, asla bilemez neler hissettiğimi.

Akşam Furkan geldi, ertesi sabah 7'de yatış yapacaktık. Son hazırlıkları yaptık. Yorgunluktan bitmiştim.
Nasıl uyuduğumu bilmiyorum.


Sabah olduğunda içimde yeşil bir filiz gün ışığını bekliyordu sanki. 3 gündür üzerimdeki hüzün yerini sükunete bırakmıştı. 
Yanımızda çok sevdiğimiz komşularımız vardı. Sağolsunlar. Hastanede kuzenim Kübra ve arkadaşım Kübra'da bizi bekliyordu.

Yerleştik, damar yolu açıldı, son kez NST'ye bağlandım. 38+3 olmuştuk. Sonrasında o çirkin ameliyat önlüğünü giydim, bonemi taktım. 

Yatağıma uzandım. Annem dualar edecekti arkamdan, ablam ben buradayım her şey güzel olacak diye gözlerime bakıp el sallayacaktı. Ama yoklardı yanımda... 


Olanlara şükür...El salladım. Furkan ameliyathaneye kadar geldi. Veda edemeden bir anda içeride buldum kendimi. Son bakışı çaresizdi, elini bile tutamadım diye hayıflandım. 

Hiç bekletmediler, direkt girdim. Çok kalabalıktı. Etrafa boş gözlerle baktım. Kalp atışlarım giderek artıyordu. Bir bedende iki can olarak son dakikalardı. 9 ay bitmez gibi gelmişti, kusarken zaman hiç geçmiyordu...Ameliyathane soğuk demişlerdi, değildi. 

Sezeryan kararı sonrası anesteziyle de görüşüp epidurale karar vermiştik.

Görüşmeyi yaptığım uzman yanıma geldi.
Beni sedyeye oturttular. Önümde bir erkek hemşire bana öne doğru omuzlarımı düşürerek iyice eğilmemi söyledi. Anestezi uzmanı da arkamda belimden iğneyi yapacaktı. Bir turlu doğru şekilde eğilemedim, uğraştırdım. Sonunda oldu. İğne yapıldı. Simdi ayaklarından bir sıcaklık baslayacak hissedince söyle dedi. Hissettim hemen. 
Sonra Mehtap Hn. geldi. kollarımdan tuttu ve
anne olmaya hazır mısın bakalım dedi, iyi görünüyorsun dedi. İyi değildim ama onu görmek ve sözleri güçlendirmişti beni.
Sonrasında yatırdılar. Önlüğü göğsüme kadar sıyırdılar. Önüme de kocaman görüntüyü kesecek bir perde koydular. Her iki kolum iki yana acildi. Tansiyon aleti takıldı.

Belden aşağım tamamen uyuşmuştu. Her yapılan işlemi hep bana söylediler. Simdi sonda takıyoruz. Simdi batikonla seni siliyoruz vs.

Anestezi uzm. tam kafamın üstünde yerini aldı. Kaç yaşındasın dedi, 27 dedim, ideal anne yaşı dedi. Sonra Mehtap Hn. hayır ideal anne yaşı 24 dedi. Bu şekilde sohbet ederken meğer başlamışlar. 


Hissetmedim hiç, üzerimde hareket eden eller dışında hiç his yok. 
Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Öyle bir heyecan sanırım aşık olunca yaşamıştım:) Bu da başka bir aşktı.

Sonra Mehtap Hn. bebeğin başı dönmüş, arkadaş karnına bastıracak sonra başlayacağız dedi. Meğer o bastırmayla birlikte Harun'u çıkartıyorlarmış.
"İşteeee geldi bizim koca kafalı Harun" dedi Mehtap teyzesi ve işte birlikte ilk pozu Mehtap teyzesiyle verdi Harun. 10.Eylül saat 9:14'tü.


Boğazım düğümlendi o an, iyi mi diye sormak istiyor yapamıyordum.
Kendimi zorladım ve kısık/titrek "iyi mi" dedim.

"Bak bakalım iyi mi" dedi Mehtap Hn. ve işte böyle kavuştuk. Öptüm, kokladım. Ağlıyordu hemen sustu yanımda. İnanamadım. Bundan daha büyük bir duygu Allah sevgisi bence....Başka bir şey söyleyemem.


Kısa bir süre sonra dikişlerim bitti ve Mehtap Hn. haydi şimdi odanı arayalım bir sesini duysunlar dedi. Komşumuz Hülya abla açtı. Konuştum, rahatladım.


Odaya doğru yola çıktık. Kalp çarpıntım geçmemişti. Nefes nefese gibiydim. Bizim odanın kapısında Sinan'ı gördüm ilk. Onu görünce bundan 8 yıl öncesine Furkan'ı ilk tanıdığım güne gittim. Bizim için o önemli günde de Sinan oradaydı, bugünde buradaydı...Sağolsun.Tuttuğum gözyaşları Sinan'ı görünce akmaya başladı, beni zaman yolculuğuna çıkardı varlığıyla.

Harun, biraz oksijen verildikten sonra odaya geldi. Benim miydi o, buruşuk, şişmiş tospitik şey. Sevmeye kıyamıyordum sanki. İnanamıyordum.
Ben ona alışmaya çalışıyordum, o minicik haliyle beni öyle iyi biliyordu ki. Kucağıma geldiği anda susuyordu.


En çok emzirmeyi merak ederdim. Nasıl olacak, yapabilecek miyim? Zor mu, kötü mü diye...Ahh öyle özel bir an ki. O minik mucize nasıl da biliyor emmeyi, kendine hayran bırakıyor. Acı olan bir kısmı da yokmuş ayrıca.

(Tabii acemilikten göğüs ucu yarası oldu. O kısmı pek iyi değil ama bakımla hemen geçiyor. Emzirme sonrası Garmastan kremi öneririm. Bir de göğüs kalkanı takarak emzirirseniz iyileşme daha hızlı oluyor.)

Biraz sezeryanın sonrasında neler yaşadığımdan bahsedeyim. 
İlk gün öğleden akşama kadar sıcak kum torbası durdu karnımda. Akşam aldılar ve kaldırıp, yürüttüler. Göz korkutmak istemem, canı nazlı biri hiç değilimdir ama bu pek kolay olmadı.
Ama hastane personelinin desteğini atlayamam. Onların yardımıyla yapabildim.
Ertesi sabah Mehtap Hn. geldi dikişleri kontrol etti. Desteksiz kalkıp yürümemi istedi. Yine zor oldu ama bir önceki akşam kadar değildi. Bugün koridorda 10 tur atacaksın dedi. yaptım. Gaz çıkarmak çok önemli dedi, çok şükür onda da sorun yaşamadım.
Hiç ağrım olmadı mı? Benim canım tatlı değildir ama zaten düzenli ağrı kesici iğne yapıldı. Onun dışında ağrı kesici butonu elimin altındaydı. Bastığım zaman serumdan hemen ağrı kesici veriliyordu. Çok ihtiyaç duymadım çok şükür.
Kısaca hastane, doktor ve personelin ekip işi bu. Doğru seçimi yaparsanız sorun yaşamazsınız. 

Toparlanmam ne kadar sürdü derseniz, iki hafta sonra yataktan desteksiz kalkabiliyordum. Hastaneden çıkar çıkmaz banyo yapabildim. 5 gün sonra tam dik yürüyebildim. Eve çıktıktan sonra da zaman zaman ağrı oldu ama hafif ağrılar, Minoset'le hemen geçti.

Yine sorularınız olursa e-mail gönderirseniz fırsat buldukça cevaplarım.

Doğumdan korkmayın, sezeryandan korkmayın, bir bebeğe bakabilmekten korkmayın olur mu? Bunlar güzelliklermiş. Allah korkulacak acılarla karşılaştırmasın.

Bizim hikayemizde yepyeni bir sayfa açıldı. Adı Harun oldu. Darısı gün sayanların başına. 
Furkan babaydı artık, Zehra anne...Birbirimize bu güzel sıfatları ekledik ve biz olduk. Gönlünde olan herkese nasib olsun inşallah. 
***
Bir can gitti, bir can geldi.
Bizim hikayemiz hem ölüm hem doğum hikayesi oldu....




Hastane : Medicana International Beylükdüzü
Doktor : Mehtap Derelioğlu
Fotoğraf : Nilgün Bermek 

Sağlıcakla
Duayla
Zehra G. Ölmez










Yorumlar

Adsız dedi ki…
Okurken çok duygulandım gözyaşlarımı tutamadım.Bebeğinizi güle güle büyütün.Sağlıkla mutlulukla inş.
Esma Ünlü dedi ki…
şehit haberlerine hepimiz çok üzülüyoruz ama sizin ki bambaşka Allah sabırlar versin,onu yeri Cennet tek teselli bu olsa gerek..
bebişin hayırlı olsun,Allah hayırlı evlat eylesin,sağlıkla büyüsün inşaallah..
sevgilerimle..
pembe lila dedi ki…
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun ...Zehracığım Allahım ablana yeğenlerine ve sizlere sabırlar afiyetler versin acını yüreğimde hissettim inan ,Allah mekanını cennet makamını alii eylesin amin.Keşke yakınında olsaydım o zor vaktinde sana destek olabilseydim gerçekten yüreğimden böyle geçti ,seni çok iyi anlıyorum...en özel zamanında büyük burukluk veacı yaşamışsın ,çok zor tahmin edebiliyorum ama Rabbimizin takdiri herşey bizler unutuyoruz hayatta daimi kalıcaz zannediyoruz öyle bağlanıyoruz işte ne yazıkki...Allah evladınla uzun bir ömür versin sana sevdiklerinle beraber .Allah analı babalı büyütsün hayırlı evlat olsun "Harun"amin ,çok tatlı maşaAllah :)Ateş düştüğü yeri yakıyor ,yakıyorda duadan teslimiyetten ve tevekkülden başka yapabilecek birşeyimiz yok...Hayat sürekli imtihan Allah hepimize afiyetler ve kolaylıklar hayırlar ve bereketler yağdırsın amin...

Popüler Yayınlar