23 Ocak 2015

Arkadaşlarla Tatile Gitmek Vol.6 Kekova Yat Turu Ve Kaş Gezimiz

(Nihayet son tatil yazımı da neredeyse üzerinden yıl geçiyorken yazıyorum.)

Tulum: Özel Dikim
Sandalet: Penti
Çanta: River Island
Şal: Armanda

Kalkan'dan Kaş'a doğru giderken işte bu manzarayla büyülenebilirsiniz.
Hem Kaş'ta biraz vakit geçirmek hem de ertesi gün merak ettiğimiz Kekova'ya nasıl gideceğimizi araştırmak için çıktık o gün.





Bu tatille beraber Ege ve Akdeniz'de görmediğim bir yer kalmamış oldu. Bir genelleme yapacak olursam havasından mı suyundan mı bilmiyorum ama yöre halkındaki sanatçı ruh, tasarım merakı ve üretkenlik her an her yerde karşınıza çıkıveriyor.


İşte bunlardan birkaçı da bu eski çanta ve pantolonların saksı olma maceraları olmalı :)


Her yer rengarenk boyanmış ama yine de Bodrum mavisi hakimiyetini koruyor:)
Salkım salkım begonvillerle aşk yaşamamak, bakmaya doymak ve şükretmemek mümkün değil.





Kediler bile yöre ruhuna adapte haldeler sanki. Hepsi her an farklı artistik pozlarda. Mesela yukarıdaki " haberim yokmuş gibi çek panpa" havalarında, aşağıdaki ise begonvil yaprakları içinde romantizm yaşıyor sanki :)





Aradan aylar geçtikten sonra yaz tatili yazan ben, şimdi "ahhh biraz daha tadını çıkarsaydım" diye vahlanıyorum bile. Çift çift tatil yapmak bence denenmeli diyorum. Bir oyun gibi, rüya gibi, çok keyifli ama bir o kadar kısa anlardan biriydi.



Gömlek: Özel Dikim
Pantolon : Koton
Sandalet: Beymen
Çanta: River Island
Şal: Armanda


Dekorasyonun dibini yaşamak için tam da mekan buralar diyorum. Oradan buradan toparlanmış gibi görünen ve aynı zamanda birbiriyle bir o kadar ahenkli görünen tarz...
Çeşit çeşit sandalye ve masa...En çok da ferforjeler beni kalbimden vurdu itiraf etmeliyim.
Kaş merkezde yapacak çok da birşey yok aslında, ufak turisttik butikleri olan çarşısı ve bu birbirinden özel dekorlu mekanları ile şahsına münhasır bir yer.






Kaş'ta biraz gezdikten sonra ertesi gün Kekova'ya gitmek için bir turla anlaştık. Kişi başı 60lira ödeme yaptık. Tur programında, kekova batık şehir, kaleköy, akvaryum koyu, korsan mağarası vs. bölgede denizden gezilecek yerler vardı. Tam gün bir programdı. Tatilimizin son gününü de böyle dolu dolu bir programla kapatmak istedik.



Tur sabah 10'da Kaş'tan kalkacaktı. O yüzden ertesi gün yine Kaş'taydık. Tavsiyeler üzerine hemen sahildeki Taşbahçe'de kahvaltı ettik. Tek kelime ile bayıldım. Hem sunum hem de lezzetler ....Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın derim.




Herşeyin sunumu öyle özenli ve orjinaldi ki bir ara neyi fotoğraflayacağımı şaşırdım :)



Turumuz akvaryum koyundaki ilk molayla başladı. Ben böyle deniz ömrümde görmemiştim. Yukardan bakıldığında aşağısı A'dan Z'ye görünüyor. Adı üzerinde sahiden de akvaryum...Burada yüzmek ve dalmak isteyenler için mola verildi. Ayağımın yere değmediği hiçbir yerde giremiyorum malesef ama orayı kaçırmak istemedim. Bir cesaretle elime bir makarna aldım ve girdim. İyi ki yapmışım, eğer korksaydım kendimi hayli suçlardım özellikle de şimdi :)


İkinci durağımız Likyalılardan kalma, depremle su altında kalan ve o zamandan bu zamana bir su altı müzesi olarak korunan batık şehirdi. Bir bölümü su altında bir bölümü su üstünde. Su üstündeki bölüm zaten detaylarıyla çok anlaşılır haldeydi. Gördüğünüz gibi basamaklar görünüyor. Su altı da suyun berraklığından dolayı çok rahat inceleyebildik. Bazı bölümlerde yatın alt bölümündeki kapakları açtılar ve oradan kırık testi ve kalıntıları çok net olarak gördük.





Kaleköy, ulaşımı sadece denizden olan birkaç butik işletmesi olan ufacık bir ada. Dondurmasının meşhur olduğu tur rehberi tarafından defalarca tekrar edilince biz de deneyelim dedik. Dondurma yerine kazık yedik. Olur de oralara giderseniz sakın ha ezilmiş buza karıştırılan meyve sularıyla dondurma diye yutturulan o şeyi ağzınıza almayın. Ne olduğu bile belli değil. İki top için 20lira ödediğimizi de söylemeden edemeyeceğim....!






Korsan mağarası, şeklinden dolayı böyle adlandırılmış aslında. Kayaların yörede meydana gelen depremler sonucunda içi oyulmuş bu hali almasından sonra dilden dile uydurulan birşeymiş. Ama hala inananlar da var...





Ve böylelikle 2014 yaz tatili yazılarımı kış ortasında bitirdik. İnşallah yararlı yazılar olmuştur ve niyetliyseniz gitmeye benden de selam söyleyin oralara...:)

Sevgiyle

Zehra Görgülü Ölmez

1 yorum:

Ruhinaz Parlak dedi ki...

bu tatil yazılarınıza bayıldım hepsi ayrı güzeldi :) her yere gitmek istiyorum memleketimiz her yeri güzel :) çok güzel anlattınız sizde bize özendirdiniz :) inş. bize de kısmet olur.
sevgiler :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
);