17 Aralık 2014

Evlilikte 2 yılı devirmek

"Evli misin?"
"Ne kadar oldu?"

Sorularına ilk zamanlardan bu zamanlara kadar "yeni evliyim" cevabını veren, acaba bir ben miyim?

Bu bir açıdan güzel bir açıdan da pek tanımlayamadığım bir şey.
Birincisi demek ki kendimi iki yılı devirmemize rağmen hala yeni evli gibi hissediyor olmam. Bu güzel kısmı.
İkincisi demek ki yaş almaktan yani yaşlanma korkularım evlenince,çok yıllık evli olma gibi bir korkuyu da beraberinde getirdi.Tanımlayamadığım kısmı da bu işte.

Aman neyse buraları geçelim klasik Zehra halleri işte. Yeni tanıştığım insanlar yaşımı duyduklarında hiç göstermediğimi falan söylemelerine rağmen bu tuhaf korkuyu içimde neden tutuyorum bende pek anlamıyorum:)


Evli olmak keyifli bir şey gün geçtikçe de daha farklı keyiflerle sürüyor.

Daha az sorumluluklu bir hayat kendini geniş ve kilolu sorumluluklara bırakıyor.

Eşinin ailesiyle arayı kıvamında tutabilmek deveye hendek atlatmakla eş değer olabiliyor.

Evde işler genellikle hiç bitmiyor.

Her halde birinci yılın sonunda başlayan "çocuk?" soruları ve muhabbetleri yaş haddine erene kadar "...inci çocuk?" sorularıyla devam ediyor.

Evin eksikleri hiç bitmiyor.

Hafta sonları gez gez bitmiyor.

Öyle kolay kolay para birikmiyor.

Taşınmak ev kurmaktan çok daha zor olabiliyor.

Arkadaşların çocukları oldukça manevi baskılar çoğalabiliyor.

Düğünler yavaş yavaş bitiyor.

Annenin her sözü gün geçtikçe daha değerli oluyor.

Tartışmalar olsa da yataklar ayrılmıyor.

Gelinler genelde hep sandalyede oturuyor.

Her akşam evde kavuşma heyecanı hiç bitmiyor.

"Kültür farkı" denilen mesele en iyi evlilikte anlaşılıyor.

Akşam çaylarını doldurmak için iş bölümü yapılıyor.

Misafirlere ev terliği vermeye hala alışılamıyor.

Sadece senin moralin bozulamıyor, bu iki kişilik bir moral bozukluğu oluveriyor.

Süslü sofralar sadece misafirlere kurulmuyor.

Tv karşısında uyuklamasından endişe edilebiliyor.

Gelinler bazen hizmetkar sanılabiliyor.

Eş için çiğ tavuk yenebiliyor.

Bulaşık makinesi doldurmak değil de boşaltmak işkence olabiliyor.

Çay makinesi hep çalışıyor.

Hayaller iki kişilikken çok kişilik hale gelebiliyor.

Tartışmalar hep üçüncü kişiler yüzünden çıkıyor.

Günler hiper hızlı geçiyor.

Sevgi rulo gibi sarılıyor.


(Yazılacak şey çok aklıma geldikçe uzatırım. Bunu her yıl yazıp karşılaştırmak lazım di mi:)

Sevil, Neşelen
Kış günleri çok güzel
Daha çokça yılları devirip yeni evli hissetmek dileğiyle /herkes için/


Zehra Görgülü Ölmez




10 yorum:

Miss Lovebird dedi ki...

Merhaba Zehra.Seni takip etmeye başladığımda evli değildin ve benim bir bloğum yoktu :) Ne kadar zaman geçmiş öyle? Allah mutluluğunuzu daim etsin..

Adsız dedi ki...

zehra hanım ömrünüzün sonuna kadar eşinizle çoooook mutlu olursunuz inşallah ALLAH sizi birbirinize bağışlasın siz mutluysanız herkezin ne dediği önemli değil maalesef çok meraklı bir toplumuz ben çocuk sorularını sormaya utanıyorum bana sorulsa ne yaparım onu bilmiyorum ALLAH yardımcınız olsun her şeyin zamanı var :)mevlüde

pembe lila dedi ki...

Zehra'cım Allah ağız tadınızı ve huzurunuzu hiç bozmasın afiyetinizi devamlı kılsın amin,duayla başlamak istedim daha hayırla ve afiyetle geçireceğiniz nice seneleriniz olsun,evlilik hem zor hem tatlı hemde vazgeçilemez birşey helede kişi sevdiğiyle evlendiyse,ben herzaman üçüncü sahısların evliliğin sıhati için dışarda tutulması taraftarıyım çünkü boşanmaların kavgaların çoğu senin şuyun benim buyum gibi söylemlerden başlıyor ve büyüyor ,işte tutabildiğimiz kadar uzak tutabilirsek bence sorunları aramızda çözebilirsek daha huzurlu olacağımız kanaatindeyim,gelin olmak zordur ;)yeri gelir bulaşık makinesi olursun yeri gelir süpürge yeri gelir hizmetçi ...Bu gibi konumlara girdiğinde önemli olan eşinin sana tavrıdır desteğidir hiç umursamıyorsa kötü ...bence kocalar eşlerine sahip çıkmalı orta yol bulunmalı yoksa vay gelinin haline ..Ev ev üstüne kurulmaz diye bir atasözümüz var boşa dememiş atalarımız :)Nerden bakarsan bak evlilik zor kaç senelik evliyim hala içim kıpır kıpır endişelerim korkularım var 2 kişi bir arada yaşamak zor sonra çoğalıp çocukların sorumluluklarını almakta öyle ama güzel işte :)O çocuk sorularından ne çektim ben... yeri geldi insanlarla kavga bile ettim,insanların hayatlarına sorularla müdahil olunmasına karşıyım ,azıcık rahat verilmeli ama bizim toplulumuz öyle değil sık boğaz takdiği var sürekli bazıları sırf meraktan bazılarıda laf olsun diye sık boğaz ediyolar kendi görüşlerini karşındakine empoze etmek için elinden geleni yapanları çok gördüm,ben her zaman özgürlükçü tavrım sayesinde kimseyi aile yaşantıma karıştırmadım karıştırmam da kafam ancak bu şekilde rahat eder Allah onlara verdiği aklı bana da vermiş çok şükür,bu kararımdan da hiç pişman olmadım elhamdülillah,geçende Fatıma Zehra Annemizden (Radıyallahu Anha)öğrendim demiştim ya ,öğrendiğim şey şuydu "Bir gece Fatıma annemizin çocuklarından biri çok ağlamış sesi hemen yan tarafında evi bulununan Aişe Annemiz(Radıyallahu anha)in evine kadar ulaşmış ,evlerinin birbirlerine bakan yüzlerinde iki evinde bir penceresi varmış zaman zaman iki annemiz bu pencerelerden konuşurlarmış,sabah olunca Aişe annemiz(Radıyallahu anha) gece ağlayan çocuğu sormuş Fatıma annemize(Radıyallahu anha),oda bu durumdan rahatsız olmuş evdeki sesin dışarıya ulaşmasını istememiş ve hazreti Ali efendimizden (Radıyallahu anh) o pencereyi duvarla örtmesini istemiş ve nitekip örüp kapatmışlar"bu olayda bizlere göre sakıncalı birşey olmayabilir ama ailenin içinde olanın yine aile içinde kalması gerektiğini anlatan çok güzel bir kıssa,değilki yok çocuğun varmı yokmu olmuyomu neden olmuyor sorularına kapak niteliğinde bence...çocuğun olup olmaması Rabbimizdendir kaç kişi bunu baz alarak sorar bu soruyu ,koca bir soru işareti...Biraz kanıma dokunan bir meseleydi bu yüzden uzattım kusuruma bakma;)Önemli olan mutlu olun huzurlu olun afiyetli olun, Allah bütün evli kardeşlerime afiyet ağız tadı ve huzur nasip etsin amin,çok öptüm güzelim:)

~♡ηυяѕαℓкιмι™ dedi ki...

6 seneyi devire biri olarak ne mutlu sana dedim 6. sene de duygularının baki kalması dileğiyle :) Ben bazılarını tersten yazıyorum :D

emilianata dedi ki...

ben bu yazıları şimdi okuyabildim ve bunu bil çok seviyorum seni :)

Zehra Ne Söyler* dedi ki...

Miss Lovebird, ahhh ahhh şimdi duygulandım bak. Diyorum ya hep zaman çok hızlı diye, ne kadar çok şey paylaşmışız beraber :) ne mutlu bana...

Zehra Ne Söyler* dedi ki...

Merhaba Mevlüdeciğim, çok çok teşekkür ederim, Rabbim birbirine söz vermiş tüm eşleri birbirine bağışlasın inşallah. Malesef bizim gibi düşünenlere göre müstehcen fakat toplum tarafından rahatlıkla gündem edilen bir konu, çocuk meselesi. Allah bizi sormaya hayaa eden dostlarla karşılaştırsın diyelim...

Zehra Ne Söyler* dedi ki...

Ablacığım ağzına sağlık. Öyle güzel yazmışsın ki Allah razı olsun. Tüm yorumun bu yazımın devamı gibi.Paylaştığın kıssa, tüylerimi diken diken etti. Çok teşekkür ederim.

Zehra Ne Söyler* dedi ki...

nursalkımı, inşallah benim değil ama sizin yazacaklarınız altı yıl sonra bugünün tam tersi olur. inşallah :(

Zehra Ne Söyler* dedi ki...

Esracığım Canımsın, bende seni çok seviyorum:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
);