01 Temmuz 2014

Arkadaşlarla Tatile Gitmek Vol1.

Herkese merhaba,
Hayır dolu Ramazanlar inşallah,

Ramazan'ın ilk günleri geride kalıyor. Hemencik alıştık çok şükür havalar da zorlamıyor. Ramazan'ı öyle seviyorum ki insanın üzerine ayrı bir huzur, sükunet geliyor sanki. Geçmiş Ramazanlarda çok istememe rağmen bir türlü teravih namazı kılamıyordum. Bu sene buna artık dur dedim ve ilk günden itibaren çok şükür kendi başıma evde kılıyorum. İnşallah son güne kadar eksiksiz kılarım, çok istiyorum.
İnşallah sizler de Ramazan'ın faziletini sonuna kadar yaşıyorsunuzdur.

***

Ramazan öncesinde planladığımız tatil günlerimizden bahsedeceğim size bir kaç yazımda. Hem paylaşmak hem de belki ufak da olsa fikir vermek, gidemeyecek olanlara bir nebze de olsa fotoğraflarla oraları hissettirebilmek adına...

Şimdi iple çektiğim tatil günlerini, keyif dolu anıları buraya aktarma zamanı. 

Tatile öyle çok ihtiyacım vardı ki, bir bakıma geçtiğimiz yıl da çok dişe dokunur bir tatil de yapamayınca...
Bir yandan işle ilgili yeni girişimler bir yandan da tatil fikri zamanlama olarak beni biraz sıkıştırdı. İşleri birazcık toparlayıp kalanına da tatilde bakarım diyordum :) Tatilde de çalışmak kulağa da mantığa da pek yatmıyor. İstanbul'da böyle düşünürken, ilk durağımız Foça'dan sonra hemen işleri biraz daha erteleme kararı aldım.



Not: Tatil yazılarımda bol bol begonvil fotoğrafı göreceksiniz. Ben bu çiçekle aşk yaşıyorum. İlk işim bunu evde yetiştirmek artık:) 



İnsanın kendi işinin başında olması uzaktan bakıldığı gibi aslında çok rahat olduğu anlamıma gelmiyor. Özellikle benim gibi işkolikseniz. Kendime patronluk yapıp öyle bir sıkıyorum ki bazen geri durup baktığımda iyi ki emrimde insanlar çalışmıyor diyorum:)
Özetle herşeyi yerli yerinde yapmak gerek. Bu yüzden doğru bir kararla bende tatilde tatil yapmayı seçtim. 

Bir gece arkadaslarımızla otururken
dogdu bu tatil organizasyonu. Yakın arkadasim gulsahi biliyorsunuz, gectigimiz yil evlenmisti.    Eslerimiz de cok iyi anlasinca eskisinden de sık görüşür olduk. Tatile gidecek misiniz falan derken konu ev kiralamaktan ama sonra iki kişi sıkıcı olacağından falan bahsederken. Neden beraber gitmiyoruz ki dedik. Ve hemen o akşam ev aramaya başladık. 
Etrafı çok kalabalık olmayan, sessiz, sakin, havuzlu, deniz manzaralı bir ev aradık. 
Birkaç alternatif sonrası bu evde karar kıldık. 





1 hafta kiraladık. Uçakla mı gitsek arabayla mı derken arabayla gezerek gidelim dedik ve tatili 3 gün daha uzattık. Alaçatı ve Bodrum'da birer gece konaklayarak Antalya-Kalkan'daki evimize doğru yola çıktık. 

Tatil uzun, fotoğraf ve kayda değer anlatacaklarım çok olunca yazımı altı bölümde paylaşacağım. 

5.haziran gecesi yola çıktık. O tarihlerde Türkiye genelindeki yağış bizi fazlaca tedirgin etti. Gece boyu yağışlı olarak devam ettik yola. Planımız kahvaltıda Foça'da olmaktı. Tam da istediğimiz gibi sabah erken saatlerde Foça bizi şahane manzarasıyla karşıladı. 





Hemen kahvaltı için bir yerde kurulduk. Karnımız doyup keyifler yerine gelince biraz turladık etrafı. 






İzmir çevresindeki bu küçük yerlerde sanki sanatçıların gizli bir barınağı var.Gece herkes uyuyunca gelip her yere dokunup değiştiriyorlar. Doğal güzelliğin, ince fikir, sanat ve zevkle harmanlanması gibi bence...Etkilenmemek mümkün değil.


Yolda tipler kaydı malum, artık kusura bakmazsınız:)

  
Gözlük: H&M Şal: Armanda Gömlek: Terkos Pantolon: Bakırköy Pazarı Sandalet&Çanta: Penti  Iphone case: Eminönü

Kısa kısa her yerin tadını çıkartabilmek adına duraklarımızda uzun süre kalmadık


 Bu yüzden bir sonraki ve konaklayacağımız ilk yer olan Alaçatı'ya doğru yola çıktık:)
Alaçatı'ya yaklaştığımızda yukarıdaki rüzgar gülleri ve Datça'dan geçerken aşağıdaki Şükredilesi manzara bizi karşıladı.


Şimdilik giriş yazımı bitiriyorum. İkinci yazıda Alaçatı ve Türkbükü'nden, neler yaptığımızdan
nerelerde kaldığımızdan bahsedeceğim inşallah. Takipte kalın :)

Bu arada blogumun yeni görünümünü nasıl buldunuz ? :)

Diğer tatil yazılarım...TIK TIK


.
Zehra GÖRGÜLÜ ÖLMEZ

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
);