Bursa'dan dönüyorum...

Selam...

Bursa'dan dönüyorum şimdi otobüsteyim. Dolu hissediyorum kendimi biraz sizinle buluşmak istedim sanırım. 



Neden deniz yoluyla gelmiyorum? 
Çünkü Budo'yu denemek gibi bir hataya düştük gelirken. 
Cuma akşamüstü Kabataş'ta biber gazının etkisiyle mide-göz-nefes birbirine girmiş halde bindik feribota. 
Denizin ortasında fırtına varmış. İnanılmaz bir dalga sarsıntısının içinde kaldık. Devrilmek an meselesiydi. Kaç yıldır deniz yolculuğu yapıyorum böyle bir şey yaşamadım. Hatta böyle bir korkuyu yük gemisi İdo ile çarpıştığında bile yaşamadım. Yanımda Furkan olmasa kesin korkudan bayılırdım. 
Ağlama ve titreme krizi geldi. Defalarca istifra ettim. Sadece ben değildim bu halde nerdeyse feribotun yarıdan fazlası... 



Beni İdo kazasında Aziz Mahmut Hüdayi hazretlerine yaptığım ziyaret korumuştu demiştim. Şimdi yine Aziz Mahmut Hüdayi'nin kendisini ziyaret edenler için ettiği o dua korudu, Rabbim esirgedi. 

Uzun bir süre ido ya da budo kullanamayacağım. Bu konuda psikolojim harap....

Küçük bir not: Eğer bir Budo yetkilisi bu yazıyı okursa; Lütfen denizdeki hava durumunu bile bile insanlara bunu yaşatmayın. Bebek de yaşlı da hasta da vardı bu feribotta... İnsanlara hizmetin başı duyarlılık!

***

Ailemi özlemiştim. Annem Umre'ye giderken ve döndüğünde yanında değildim ve anneler günde de... Hasret giderdik. 
Uzun uzun Umre'de yaşadıklarıni anlattı.
Annem mi değişmişti ben mi bilemedim? 
Annemin sözleri hep değerlidir ama bu sefer anlattıkları altından değerliydi. Mirastı sanki.
( sanırım büyüyorum ben)

Umre'ye beş arkadaş gittiler. 13 yıl beraber her hafta hatim yaptığı ve beraber Umre'ye gitmek için dua ettiği arkadaşlarıyla beraber gittimeyi Rabbim nasip etti, evinde ağırladı, davet etti onları.
Birbirlerine davranışları, merhamet ve vicdani muhasebeleri, peygamberimizi ve sahabeleri orada varlarmış hayattalarmış gibi hayal edişleri, rüyaları, ibadetleri, birbirlerine hizmet edip sevap kazanmak için yarışları....
Beni; insanlık, dostluk, kardeşliğin tükenmediğine ve menfaat/ çıkar ilişkisinin olmadığı zihinlerin varlığına inandırdı. Ümidimi kestiğim anlarda bu anlattıkları bana ilaç oldu. Güç verdi, ümit verdi. Yeni duygular ve hisler belirdi içimde... Aylarca susuzluk çekmişim de sanki su bulmuşum gibi.

Anlıyorsunuz biliyorum... Bazen çok yalnız hissediyorum. Bazen gerçekten de yalnız olmak istiyorum. İnsanlık olarak fazla kirli oluyoruz. Manevi değerleri unutuyoruz. Kendi hatalarımızı keşfetmek için daha fazla vakit harcamalıyız. Dünya kimseye kalmadı kalmayacak. Menfaati için yüze gülenler, çıkarına ters olunca sırtını dönenler... Daha çok düşünmeli.

***
Twitter'ı açtım baktım cumartesi... Baktım!
Küfürler hakaretler uçuyor. Biber gazı değil ama düşmanlık nefes kesiyor. Takip ettiğim herkesi silip, takip ettiklerimi gözden geçirmeliyim dedim. Ve yaptım.

İnstagram'ı açtım baktım cumartesi... Arkadas bir kahvaltı fotoğrafı paylaşmış... Altına yapılan hakaret küfür sayısız... Neymiş? "Türkiye bu durumda senin
Umrunda değil?" 
Onun umrunda olup olmadığını ve duyarlılıgını, paylastigi anlik fotograftan cikartan bir zihniyet, etrafta tencere calarak 2013'te hakkini ariyor! 

Facebook'taki seviye,  twitter ve instagramdakinden daha beter durumda...Açıp bakmama paylaşım yapmama kararı aldım.  

Dua ediyorum... Siz de lütfen şu an mağdur olan herkes ve ülke huzuru için dua edin. 

Alevi de dostum var, solcu da dostum var. İnsanlıklarını kimselere değişmem! Dostluklarınızı harcama günü değil! Kırmayın, hakaret etmeyin lütfen. 

Düşünmek, fikrini savunmak ayrı birşey. Lütfen ölçüyü kaçırmayın. Eğer hükümet bir topluluğa hakaret ediyorsa dava açın, profillere 'çapulcu, sarhoş, atam izindeyiz" vb şeyler yazıp, sokakta tencere çalmakla hak aranmaz. 
Keşke sıkıntı gerçekten ağaç, sinema, tiyatro olsaydı...

Keşke yüzlerce insan hırpalanmasaydı. Memnun muyum? Mutlu muyum kesinlikle hayır, asla. Çünkü gerçekten park için ağaç için direnenler hırpalandı. Kurunun yanında yaş da yandı...

Bu ülke çok daha acı günler yaşadı, konuşma günü bugün bu sebep hiç değildi.

Düşmanlık günü değil. 

Rabbim ülkemizi bu halde görmek isteyenlerden esirgesin. Huzur ve barış için dua vakti. 

Zehra G.Ö


Yorumlar

tokideki ses dedi ki…
öncelikle geçmiş olsun Allah yardımcınız olmuş.
Bu haberler aynen benimde artık midemi bulandırıyor insanlar birbirlerine hakaret etmek için sanki fırsat aryorlarmış gibi birbirleri ile sataşıyor.
ZATEN DOĞRU DÜZGÜN PROTESTOLARINI YAPSAİDLER BİZDE ONLARIN YANINDA OLURDUK AMA NERDE herkesin niyeti belli düzensizlik çıkarıp halkı karıştırmak.

Ayrıcada amiiiiin!..
adriana1983 dedi ki…
Öncelikle Rabbim annenin umresini kabul etsin inşaallah
deniz yolculuğunuz gerçekten zor olmuş geçmiş olsun
son olaylara gelecek olursak bende listemi temizledim rahatladım ama neden böyle olsun neden oldu çözebilmiş değilim Allah ülkemize yeniden selamete çıkarsın bol bol dua edelim
Adsız dedi ki…
Öncelikle annenizin umresi hayırlı olsun.

Gezi parkındaki olaylara birkaç gün orada bulunmuş biri olarak değerlendirmek istiyorum.

Gezi parkı eylemlerini başlatan insan orada 20-25 kişi kadardı ve parkta sadece kitap okuyorlardı fiziken orada bulunarak eylem yapıyorlardı. Kendi adıma bunu çok romantik bir eylem olarak değerlendirmiş ciddi bile bulmamıştım. Bir sabaha karşı polisin kötü müdahelesine maruz kaldılar çadırları yakıldı. Sebep? Peki vicdan? Bugün gezi parkı için yapılan toplantı o zaman yapılamaz mıydı? Başbakana bile gerek yok yahu belediye meclisi üyeleriyle bile olurdu. Park hakkında görüş bildiren Mimarlar Odasıyla da olurdu.

Sonraki gün ben de gittim katıldım direnişe. Çünkü bu muameleyi haketmiyor kimse. Ne buldum o gün gezi parkında biber gazı her yerde. Yaralananlar. Astımım var ölebilirdim. Tamamen şans. Sadece bu olay için mi gittim? Tabi ki hayır gittim çünkü çok doldum. Ötekileştirilmekten, hor görülmekten hakarete uğramaktan, ben yaptım oldu anlayışından bıktım. En iyi okullarda okudum, hep devlet okullarında sınavlarda ter dökerek hep kendimden taviz vererek. Hem çalıştım hem yüksek lisans yaptım. İki yabancı dil öğrendim hep kendimi geliştirmeye, insanları anlamaya çalıştım. Bunun yanında imkanım dahilinde değişik ülkeleri gördüm, mevlütlerde Kuran da dinledim, Asmalımescit'te rakı da içtim. Şimdi de çok uluslu bir şirkette "esnek çalışma saatleri" dahilinde çalışıyorum, maaşımın %35ini vergi olarak ödüyorum. Özetle ben çapulcu değilim, sarhoş değilim, ayyaş değilim, tıksırana kadar içmiyorum. Nerde ne kadar ne içmem gerektiğini biliyorum, içmeyene de karışmıyorum. Ofisten çıkıyorum, Gezi parkına gidiyorum, bunun adı çapulculuksa çapulcuyum.

Tencere tava çalmak da bir protestodur, biraz komik buluyorum ama o kişinin yapabileceği o kadardır demek ki. Herkes gidip gaz yiyemez ki haksızlığa sessiz kalmasından iyidir.

Ötekileştirmeden en çok islami kesim muzdaripti geçmişte biliyorum, ama ötekileştiren ben değilim ki. Ne 12 Eylül'ü ben yaptım, ne 28 Şubat'ı. Türbanlıları üniversiteye almayan ben değilim. Topçu Kışlasını ben yıkmadım. Bunların bedelini neden ben ödüyorum? Ne intikammış arkadaş bitmedi bir türlü.Darbe asla istemem, basit bir şekilde yaşam tarzımdan ötürü hor görülmemek istiyorum. Başbakanın istifa etmesini bile istemiyorum ya sadece birazcık efendi olmasını, camide içki içildi gibi iftiralar atmamasını istiyorum. İnsaf ya!

Bu işi kolaylıkla çözebilecekken bu boyuta gelmesine neden olan hükümetin demokrasiyi sandıktan ibaret görmesidir. En ufacık bir tepkiye bile tahammül yok ki! Referandum yapmak 15 günlük eylemden sonra, 3 kişi öldükten sonra neden akıllara geliyor. Eylem uzadıkça büyüdü, büyüdükçe farklı gruplar sahiplenmek istedi kontrolden çıktı. Bir de üzerine sivil polislerin provakatörlüğü eklendi iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. Lütfen gündüz vakti Gezi Parkının içindeki insanların çeşitliliğini görmeye gidin. Televizyonda gösterilenle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir manzara bulacaksınız. Ben de o şarkı söyleyenlerden biriyim ve kimsenin yaşam tarzıyla ilgili bir derdim yok. Bazılarımızın dini hassasiyetlerini, bazılarımızın milliyetçi hassasiyetlerini bazılarımızın özgürlükleriyle ilgili korkularını yükseltip bizi bize düşman etmeye çalışıyorlar.

Eylemden birkaç video:

http://www.youtube.com/watch?v=a_48C1JiIgo
http://www.youtube.com/watch?v=Bx49DrJ-k-Q
http://www.youtube.com/watch?v=FctAww-4p9k&sns=fb

Buket

Popüler Yayınlar