04 Ocak 2013

Honeymoon Vol.2/ Öykü Evi Cave Hotel

Hayırlı cumalar arkadaşlar :)

Evlenmek hayatıma burada da fark kattı gerçekten. Öyle hoş yorumlar alıyorum ki... Burada olsun, Twitterda olsun, ya da Instagramdaki paylaşımlara...Maillerde beni daha çok, yeni yeni düşüncelerle hayallere dalmaya davet ediyor. İlerleyen günlerde gelen talepler doğrultusunda sürprizler var anlayacağınız :)
Facebook fan sayfamda da daha aktif olacağım, kişisel Facebook sayfamı durdurup tamamen fan sayfamda olacağım bundan sonra...:)

Kısa bir sosyal medya bilgilendirmesinden sonra balayı maceralarımızın ikinci bölümü ile devam edelim:) Bu bölümde ağırlıklı olarak kaldığımız otelin içinde olacağız:)


Butik oteller çıktı çıkalı, büyük otellerin havası bitti bence. Ben kişiye özel sevdalısı olduğumdan kaldığım mekanda birinin her detayla benim için uğraştığının düşüncesi bile bana fazlasıyla yetiyor. Bir de buna büyük otellerdeki standartlık fikri ekleniyor... Ben iyice butik otel sevdalısı oluveriyorum sonuç olarak.

Balayı için de bu oteli tercih etmemizin fikrini ateşleyen Cosmopolitan Bride dergisindeki balayı fikirleri bölümü oldu. Furkan'a da gösterdim,o  da çok sevdi. Derken ben biraz daha Kapadokya butik otellerini araştırayım dedim. Baktım, bakındım ama kısmet olacak yaa başka bir otel beğenemedim. :)



Öykü Evi'nde bulduk kendimizi, Ürgüp-Ayvalı köyündeki bu şirin yerde...Bizim için de bir öykü yazıldı :)

Kişiye özellikte sınır tanımamışlar.Otel sahibemizin bir de böyle bir yorumu var oteli için... "Burada bir gece geçirdiğinizde sizin de bir öykünüz olacak."

Hoş ve esprili bir yaklaşım bence:)






Otelin dış görünümü tamamen mağara. her odanın girişi dışardan....Merdiven kenarları süslü süslü ve süslü... Bu balıklardan hatırlarsanız Han Restaurant'ın merdiven kenarlarında da vardı :)


Her yerde ilginç bir obje. Otele girdiğimiz andan itibaren sürekli fotoğraf çektim. Hiçbirini unutmak istemedim...Hiçbir anı unutmak istememiş de olabilirim ;)


Saksıdaki cüceler nasıl ama? :) Ne kadar da gerçekler değil mi? 
Yemeğe ve kahvaltıya inerken, dışarı çıkarken hep göz kırptım bu cücelere, sanki canlıydılar :) 
(Furkan bunu bilmiyor :))


Işıklı balonlara ne dersiniz :) Ya çok sevdim ama hiçbir yerde satılmıyordu malesef.



Kaplumbağam Sami'yi, özledikçe bu minileri sevdim. :)


Rezervasyonumuzu Yeşil Oda için yapmıştık. Daha doğrusu fotoğraflarda gördüğüm bu havalı jakuzi için bu odayı tercih etmiştik. Fakat oda sadece 2 gün boşmuş. Sonrası için bizi Mavi Odaya alacaklarını söylediler. 
Hiç farketmez, bana birkaç saat bile yeterdi. :)

İşte yukarıda o havalı jakuziyi görüyorsunuz. Odanın duvarı içeri gömme ve bu bölüme de jakuzi yerleştirilmiş. Üzümlü vitray çalışması yapılan kapaklar da bambaşka yapmış yani...


Tavan tamamen kerestelerin sıralanmasından oluşmuş. Gördüğünüz gibi oldukça doğal...


Kuşlu askılık :)


Berjer ortası sehpa eskitme ahşap boyama ile iki melek figürü çalışılmış.


Odanın ismi ,odanın tüm detaylarının renginden geliyor aslında. Bu odada görebileceğiniz her detay yeşil...


Bu da Yeşil Odanın girişi...


Oda girişimizde, pencere kenarında olan bu saksıda da aksesuar olarak değirmen kullanılmış. :)


Gece görünümü ...


Otelin sevimli, sırnaşık olmayan, anlamlı bakan köpeği joo. Yani joo adını ben ona verdim :) Asıl adı Nazlı...


Yeşil odada iki gün kalıp doyamadık, hiç de taşınmak istemedik yayılmışken... Poflaya poflayaa Mavi odaya taşındık... 
Veeeeeeeeeeeeeeeeeeee

Mavi oda Yeşil Odadan çok daha güzeldi. Ne kadar da kısmetliyiz di mi ama?

Oda zaten suit değil, aile suiti. Bu yüzden giriş, yatak odası, banyo,lavobo ve oturma odası bölümlerinden oluşuyor. Oldukça geniş.

Oturma odası bölümünde ilk fotoğraflamak istediğim yukarıdaki film afişi tablosuydu. En beğendiğim filmlerden "Uçurtmayı Vurmasınlar" ...Afişi gördüğümde bile başka bir aleme daldım, duygulandım. Seyredenler beni çok iyi anlarlar. Seyretmemiş olanlar da bir an önce haydiii, post biter bitmez seyredin. Yorumları bekliyorum.


Oturma odasında iki sedir arasında bir şömine bulunuyor. Tepeye kondurulan ördekleri çok çok sevdim :)


Mağaramızda, duvarda Niş olarak bildiğimiz daha doğal oyuntulara aksesuarlar yerleştirilmiş. Antika bir radyo dikkat çekici...


Sedir de öyle rahattı ki. Tv karşısında sızdık bile :) Tekstil ürünlerinin birçoğu English Home...


Tv sehpası olarak çok eski bir dikiş makinesi masası kullanılmış. Şahane olmuş, bayıldım. Kombinlerimden biliyorsunuz aslında  vintage tarzı sevdiğimi. Sadece kombinlerde değil dekorasyonda da bayıldığım bir tarz. Evim de bu tarza fazlaca yer verdim :) Evimi ilerleyen postlarda göreceğiz inşallah. Belki de bir blogger buluşmasında kim bilir :))) 



Yeşil odadaki yeşil detaylar,burada da mavi oldu. Her yer mavi... Mavi nargile, mavi küp aksesuarlar ve mavi perdeler...


Mavi WC :) Duvarda asılı olan şişeye alttan tealight yerleştiriliyor. Çok hoş değil mi?


Mavi halı, mavi sedirler...:)


Banyo, yatak odası ve oturma odası arasında bu şekilde açıkta. Bu durum biraz rahatsız edici olsa da detayların muhteşemliği insana herşeyi unutturuyor. İbrik ve banyo tesisatına bayıldım :)


Kapı önüne her hangi bir stoper koymaktansa böyle bir objeyi tercih etmişler. Valla harika :)


Yatak odası penceresi...


Yatak...


Vintage çantamı bıraktığım bölüm!!! Müthiş. İçinde çok çok eski porselen fincanlar var. Hem de her biri başka bir güzellikte.
Örtüler bile detayıyla düşünülmüş. 60*70li yıllardan bir evin salon bölümündeki bir detay gibi adeta ...:)



İki boru arasına, mavinin farklı tonlarından yün ipliklerin sarılarak hazırlandığı bir yatak başlığı görüyoruz. Yün çiçekler de kondurulunca apayrı bir güzellikte olmuş. Orijinallikte sınır yok gördüğünüz gibi... Yatak başlığından sıkılanlar denemeli bence...



Aynı çalışma ile bir de abajur hazırlamışlar.

Her yer sanat kokuyor.
Vitray, ahşap boyama, film afişleri, el emekleri, vintage detaylar, kitaplıklar....ve dahası. Öykü evi inanılmaz bir yer. İlham verici...



Mavi bir uğur böceğini betona yapıştırmak kimin fikri...!! Müthiş... Sizce?



Mavi bir aydınlatma :)


Otel girişindeki minik derede vak vaklayan ördekler...:)


Mavi odanın girişi...


Banyo duvarındaki peribacası detayı!


Yemek odası ve ofis olarak kullanılan bölümdeki eski çerçeveler...


Ofis bölümü...


Gelelim mühim bir konuya... Otel sahibemize...Bu kadar detaylı, ince düşünülmüş bir otelin arkasındaki sahibi eminim merak ettiniz.Kendisi Ayşe Gaffaroğlu. Yazar...Yukarda gördüğünüz kitap,onun.
Sol ideolojinin hüküm sürdüğü bir bakışı var hayata. Her sözünden anlaşılıyor. Benim için düşüncesinin hiçbir önemi yok. Fakat eleştirel ve negatif tutumu ona bazı şeyleri izah etmeye izin veremiyor. Bu sebeple kendisiyle mümkün olduğunca diyalog kurmamaya çalıştım.
Lafın sürekli Atatürk, din, vatan millet sevgisine geldiği noktada susmayı tercih ederim. Kendisi de sürekli aynı  muhabbette döndüğünden, susmayı tercih ettim. 

Hükümeti, başörtülüleri karşımızda oradan oraya savuran hali agresifti. Furkan konuştu ama ben sustum. Onu dinlemek bile istemedim. 
Bana bir gün " Fıstık gibi kızsın, takma başörtüsü, aç başını evinde kapat, sırf AKP'ye inat olsun diye aç başını" dedi. 

Ben onun başının açık olması ya da giyimi ya da hayatı ile ilgilenmezken, neden benimle ilgilenmek istedi. Hatta böylesine hadsiz bir yorumda bulundu?

Daha fazla bir şey yazmayacağım konuyla ilgili. 
Kendisi ile muhattap olmadığım için blogger olduğumdan habersiz. 

Link verdiğim için blogumu görme olasılığı çok yüksek. Kendisine buradan bir notum olacak : 
Oteliniz tek kelime ile ŞAHANE. Otelinize gelen konukların düşüncelerini ve yaşamlarını sorgulamayın.
Sizden sadece bunu rica ediyorum.



Bacadaki kedi detayı nasıl ama :))))))







Doğal mekanlardaki her şey doğal olmalı bana kalırsa. O yüzden bu tarz detaylarla fazlaca ilgileniyorum.


Öykü evinin dış görünümü...


Kapadokya'da hemen hemen her yerin kapısında porselen kapı numaraları var. Ve satılan yeri de buldum. Peki almadan dönmüş olabilir miyim :)



Furkancığım'da beni 8 numaramla fotoğraflayıp instagram'da paylaştı. Ben de oradan bir alıntı yaparak sizlerle bayılarak aldığım kapı numaramı paylaşıyorum. Karşınızda No: 8 ve Ben :)))))




Öykü evi'nin aynı perspektiften çekilmiş gündüz-gece görüntüsü ile veda ediyorum.
Ama şimdilik.
Arayı açmadan 3.bölüm ile tekrar buradayım.

Sessiz takipçiler. Huhuuuuu :) Bir yorum bırakıpta gidin yahuu elinize mi yapışacak. Tanışalım haydi..Ben Zehra :)))


Sevgi ile kalın...

Facebook : Zehra Ne Söyler*
Instagram : gorguluzehra
Zden Concept Instagram : zdenconcept
Zden Concept Facebook : Zden Concept
Twitter : gorguluzehra


Zehra Görgülü Ölmez
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
);