20 Aralık 2012

...Düğün Günü Masalım :)

Daha güzel günlerin siz değerli takipçilerimle olması duasıyla başlıyorum ...

Maşallahı gönlünüzden eksik etmeyin lütfen.

Büyük gün öncesi Kına gecem olduğundan her hangi bir uyku problemi yaşamadan 07.00 sularında annemin seslenmeleriyle uyandım.

( Baba evi Bursa'da ve kendi evim İstanbul'da olduğundan annemle babam 1 hafta öncesinde benim evime geldiler ve beraberce geçirdik son haftayı...)

Ben yüz göz şiş uyandım. Yorgunluktan bitmiş haldeyim. Hem son güne kadar alışveriş ve hazırlıklar hem de birgün önce bol oynak bir kına gecesi beni bendem almış. Annem yanıma oturdu. Beni uyandırmak için biraz mucuk mucuk yapıp gıdıkladı :)) Sonrada gözyaşlarımı zor tuttuğum şu cümleyi kurdu..." Bizi bırakıp gidiyor musun şimdi? "

Sarıldım, ağlamayı istemiyorum. Sebebi susmayı bilmiyorum. Ağlamamak için direndim. Ama annem ağladı.

Anne özel bir yer. İnsan ruhunda bir yerde. Annesinden nefret eden birinde bile anne çok özel bir yerde. Annesi ölen birinde de anne özel bir yerde. Annesini hiç tanımamış birinde de anne çok özel bir yerde...Allah annelerimizden de anne olmaktan da mahrum bırakmasın.

08.00'de Hasret Moda'da olmalıydık. Çabucak hazırlandık. Kuzenim, çocukluk arkadaşım, bal nedimem Kübra ile birlikteydim. Her ayak işine, her kritik anda koşan, organizasyonda 1 numara, naif, minimal prensesim benim...

Gelinbaşı tasarımı ve makyaj için Hasret Moda mı Hatice Kaşık mı olsun diye hayli düşündüm. Hasret Moda'da karar kıldım. Çünkü düğün günüme kadar tüm provalarımda gerçekten ilgi mükemmeldi.

Gittiğimizde 1 gelin hazırdı ve diğer gelinin makyajı bitmek üzereydi. Şaştım kaldım...

Gergindim... Gelin gerginliği olsa gerek. Hazır olan gelinler o kadar güzellerdi ki bir anda saçma bir endişe belirdi içimde. "Ben çok çirkinim"

Şu anda gülüyorum :)))))

Sonra makyaj odasına alındım.Gülay hanım bana sihirli ellerini değirdi diyorum sadece. Allahım bu nasıl bir beceri. Maşallah... Ben makyajımı gerçekten çok beğendim. O kadar özenli, hızlı ve farklı yapıyor ki hayran kalmamak elde değil.


Sadece makyaja hayran kalmışken, o an geldi

12 Aralık 2012

Kına Gecem

Merhabalar efendim :)

Kına gecem ve detayları ile karşınızdayım. Az fotoğraf çok yazı olan bir post olacak malesef.

Kına programım tabii ki sadece bayanlara özel bir organizasyondu. Bu sebeple geceye dair hiçbir fotoğraf paylaşamıyorum.

Ancak gece ile ilgili detay ve düşüncelerime yer vereceğim.



Kına gecem Bahçelievler'de Yaren Cafe'de gerçekleşti. 24.Kasım tarihinde anneme hoş bir hediye oldu bu gece :)

Popüler bir, bayan kına gecesi mekanı olarak tercih edilen Yaren Cafe'de arkadaşlarımla ve akrabalarımızla son derece keyifli bir gece geçirdik. Tüm personel bayanlardan oluşuyordu. Bu yüzden haliyle rahat ettik.
 Bu görsel de mekan girişine konumlandırılan karşılama görseli.


Daha önce sizinle paylaştım mı hatırlayamadım ama arkadaşlarım arasında dillendirdiğim birşey vardı. "Ben kına gecesi yapmam!" :) 

Canlarım Birsen ve Tülay'ın yoğun ısrarları hatta baskılarıyla ufak çapta bir kına gecesi yapmaya karar verdik. 

1 ay kala karar verdiğim için ailemi hatta Furkanı da şaşırtmayı başardım! :)

Peki gelelim kına gecesinden neden hoşlanmadığıma! Ağlama seremonisi yüzünden :(
Gerçekten böyle bir durumu başkasında da gördüğümde beni çok yaralıyor. O yüzden hep geri durdum. Bir de kına ve kokusundan hiç hoşlanmıyorum.

Tercih tabii :)

Kınamı bir elime Birsen diğer elime Tülay yaktı. Ufak yakmaları için fena baskı yaptım.

Ayrıca dramatik şarkılar çalınsa ve başımdakilerin dönmekten mideleri bulansa da AĞLAMADIM :)

Allah ağlatmasın :)))))

07 Aralık 2012

YENİ BLOGGER YÜZÜ VE DEĞİŞİKLİKLER*


Merhabalar efendim ...
Özlettim değil mi? :)

Ben de buraları hayli özledim ve bugünleri bol bol yorgunluk atıp sizlerle geçirmeyi tercih edeceğim...

Gördüğünüz üzere bloguma nacizane yeni bir yüz hazırladım. Beni ve blogumu daha net ifade edeceğini düşündüğüm...

Ufak renk ve yazı tipi değişiklikleri ile...

Nedir bu kolaj? Zehra Ne Söyler*?

"Farklılıklar aynılaştırır ve aynı olmak farklılaşır." diyorum.

Ne tarafından bakarsak o kadarını görebiliriz. 





Evlendim balayından döndüm... Şükürler olsun ;)

Bilmediğiniz bir haber ile devam edeyim. Yaklaşık 1 ay önce işten ayrıldım. Şaşırdınız değil mi?
Bilmeyenler için kısa bir özet geçeyim. Bendeniz Ugoza Eşarp firmasında 1 yıldır Marka Yönetmeni olarak görev yapmaktaydım. Detaylı postu buradan okuyabilirsiniz.

Bazı şirketsel özel durumlar sebebiyle üzülerek ayrılmak durumunda kaldım. Ugoza ile şahane 1 yıl geçirdim. Çok güzel dostluklar edindim. En önemlisi kariyerimde önemli bir iz bıraktı. Tatlı ve hüzünlü bir ayrılık oldu.

Tabii ki hayırlısı diyorum...Kısmetim bu kadarmış muhakkak. Peki bundan sonra ne yapacağım?

Açıkçası bunu adam akıllı düşünecek henüz fırsat bulamadım. Evlilik hazırlıkları beni hayli yordu. Aklımda değişik projeler vartüyo vermeyeyim sürpriz olsun. Furkan da bu konularda bana tam destek. Bu da çok hoşuma gidiyor. Tabii bazı firmalardan da daha Ugoza'dayken iş teklifleri aldım. İlerleyen günlerde neler olur sadece Allah bilir... Tekstil ve Modadan uzak kalamayacağımı artık çok iyi biliyorum. İnşallah yolum oralarda sürer gider diyelim...:)

Şimdilik buralardayım. Paylaşacak çoook şey birikti :)

Postlara ayrı ayrı başladım. Hızlıca bitirip paylaşacağım inşallah. 
Sevgi ile kalın canlar...

Zehra Görgülü Ölmez :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
);