20 Aralık 2012

...Düğün Günü Masalım :)

Daha güzel günlerin siz değerli takipçilerimle olması duasıyla başlıyorum ...

Maşallahı gönlünüzden eksik etmeyin lütfen.

Büyük gün öncesi Kına gecem olduğundan her hangi bir uyku problemi yaşamadan 07.00 sularında annemin seslenmeleriyle uyandım.

( Baba evi Bursa'da ve kendi evim İstanbul'da olduğundan annemle babam 1 hafta öncesinde benim evime geldiler ve beraberce geçirdik son haftayı...)

Ben yüz göz şiş uyandım. Yorgunluktan bitmiş haldeyim. Hem son güne kadar alışveriş ve hazırlıklar hem de birgün önce bol oynak bir kına gecesi beni bendem almış. Annem yanıma oturdu. Beni uyandırmak için biraz mucuk mucuk yapıp gıdıkladı :)) Sonrada gözyaşlarımı zor tuttuğum şu cümleyi kurdu..." Bizi bırakıp gidiyor musun şimdi? "

Sarıldım, ağlamayı istemiyorum. Sebebi susmayı bilmiyorum. Ağlamamak için direndim. Ama annem ağladı.

Anne özel bir yer. İnsan ruhunda bir yerde. Annesinden nefret eden birinde bile anne çok özel bir yerde. Annesi ölen birinde de anne özel bir yerde. Annesini hiç tanımamış birinde de anne çok özel bir yerde...Allah annelerimizden de anne olmaktan da mahrum bırakmasın.

08.00'de Hasret Moda'da olmalıydık. Çabucak hazırlandık. Kuzenim, çocukluk arkadaşım, bal nedimem Kübra ile birlikteydim. Her ayak işine, her kritik anda koşan, organizasyonda 1 numara, naif, minimal prensesim benim...

Gelinbaşı tasarımı ve makyaj için Hasret Moda mı Hatice Kaşık mı olsun diye hayli düşündüm. Hasret Moda'da karar kıldım. Çünkü düğün günüme kadar tüm provalarımda gerçekten ilgi mükemmeldi.

Gittiğimizde 1 gelin hazırdı ve diğer gelinin makyajı bitmek üzereydi. Şaştım kaldım...

Gergindim... Gelin gerginliği olsa gerek. Hazır olan gelinler o kadar güzellerdi ki bir anda saçma bir endişe belirdi içimde. "Ben çok çirkinim"

Şu anda gülüyorum :)))))

Sonra makyaj odasına alındım.Gülay hanım bana sihirli ellerini değirdi diyorum sadece. Allahım bu nasıl bir beceri. Maşallah... Ben makyajımı gerçekten çok beğendim. O kadar özenli, hızlı ve farklı yapıyor ki hayran kalmamak elde değil.


Sadece makyaja hayran kalmışken, o an geldi

12 Aralık 2012

Kına Gecem

Merhabalar efendim :)

Kına gecem ve detayları ile karşınızdayım. Az fotoğraf çok yazı olan bir post olacak malesef.

Kına programım tabii ki sadece bayanlara özel bir organizasyondu. Bu sebeple geceye dair hiçbir fotoğraf paylaşamıyorum.

Ancak gece ile ilgili detay ve düşüncelerime yer vereceğim.



Kına gecem Bahçelievler'de Yaren Cafe'de gerçekleşti. 24.Kasım tarihinde anneme hoş bir hediye oldu bu gece :)

Popüler bir, bayan kına gecesi mekanı olarak tercih edilen Yaren Cafe'de arkadaşlarımla ve akrabalarımızla son derece keyifli bir gece geçirdik. Tüm personel bayanlardan oluşuyordu. Bu yüzden haliyle rahat ettik.
 Bu görsel de mekan girişine konumlandırılan karşılama görseli.


Daha önce sizinle paylaştım mı hatırlayamadım ama arkadaşlarım arasında dillendirdiğim birşey vardı. "Ben kına gecesi yapmam!" :) 

Canlarım Birsen ve Tülay'ın yoğun ısrarları hatta baskılarıyla ufak çapta bir kına gecesi yapmaya karar verdik. 

1 ay kala karar verdiğim için ailemi hatta Furkanı da şaşırtmayı başardım! :)

Peki gelelim kına gecesinden neden hoşlanmadığıma! Ağlama seremonisi yüzünden :(
Gerçekten böyle bir durumu başkasında da gördüğümde beni çok yaralıyor. O yüzden hep geri durdum. Bir de kına ve kokusundan hiç hoşlanmıyorum.

Tercih tabii :)

Kınamı bir elime Birsen diğer elime Tülay yaktı. Ufak yakmaları için fena baskı yaptım.

Ayrıca dramatik şarkılar çalınsa ve başımdakilerin dönmekten mideleri bulansa da AĞLAMADIM :)

Allah ağlatmasın :)))))

07 Aralık 2012

YENİ BLOGGER YÜZÜ VE DEĞİŞİKLİKLER*


Merhabalar efendim ...
Özlettim değil mi? :)

Ben de buraları hayli özledim ve bugünleri bol bol yorgunluk atıp sizlerle geçirmeyi tercih edeceğim...

Gördüğünüz üzere bloguma nacizane yeni bir yüz hazırladım. Beni ve blogumu daha net ifade edeceğini düşündüğüm...

Ufak renk ve yazı tipi değişiklikleri ile...

Nedir bu kolaj? Zehra Ne Söyler*?

"Farklılıklar aynılaştırır ve aynı olmak farklılaşır." diyorum.

Ne tarafından bakarsak o kadarını görebiliriz. 





Evlendim balayından döndüm... Şükürler olsun ;)

Bilmediğiniz bir haber ile devam edeyim. Yaklaşık 1 ay önce işten ayrıldım. Şaşırdınız değil mi?
Bilmeyenler için kısa bir özet geçeyim. Bendeniz Ugoza Eşarp firmasında 1 yıldır Marka Yönetmeni olarak görev yapmaktaydım. Detaylı postu buradan okuyabilirsiniz.

Bazı şirketsel özel durumlar sebebiyle üzülerek ayrılmak durumunda kaldım. Ugoza ile şahane 1 yıl geçirdim. Çok güzel dostluklar edindim. En önemlisi kariyerimde önemli bir iz bıraktı. Tatlı ve hüzünlü bir ayrılık oldu.

Tabii ki hayırlısı diyorum...Kısmetim bu kadarmış muhakkak. Peki bundan sonra ne yapacağım?

Açıkçası bunu adam akıllı düşünecek henüz fırsat bulamadım. Evlilik hazırlıkları beni hayli yordu. Aklımda değişik projeler vartüyo vermeyeyim sürpriz olsun. Furkan da bu konularda bana tam destek. Bu da çok hoşuma gidiyor. Tabii bazı firmalardan da daha Ugoza'dayken iş teklifleri aldım. İlerleyen günlerde neler olur sadece Allah bilir... Tekstil ve Modadan uzak kalamayacağımı artık çok iyi biliyorum. İnşallah yolum oralarda sürer gider diyelim...:)

Şimdilik buralardayım. Paylaşacak çoook şey birikti :)

Postlara ayrı ayrı başladım. Hızlıca bitirip paylaşacağım inşallah. 
Sevgi ile kalın canlar...

Zehra Görgülü Ölmez :)

18 Kasım 2012

Evleniyorum & SON 7 GÜN

En son nişanda bıraktım sizleri...

Öyle bir koşturma içerisindeyim ki ancak yaşamış olanlar anlar...

Allah izin verirse tam 7 gün sonra evli bir Zehra olarak karşınızdayım.
Hummalı bir hazırlık, detaylar vs. Furkan da ben de inanılmaz yorulduk. İnstagram, twitter ve facebook da aktif olarak beni göremiyorsunuz ancak foursquarede yer bildirimi ... O da hep 1 hafta sonraki evimde :)

Yerleşmeye çalışmak, yeni eşyalar, yıka-topla-yerleştir... Bir de benim gibi annenizle aynı şehirde değilseniz hiç de kolay olmuyor.

Yine de tüm zorlukları ve yoğun stresine rağmen çok özel günler ve mümkün olduğunca tadını çıkarmaya çalışıyorum.

Gelinliğim hatırlarsanız Hasret Modaevi'nde yapılıyor. İnşallah yarın alt ve üstün birleşmiş halini göreceğim. Üstü için 2 kilo inci kullanıldı. İstediğimden çok daha güzel oldu... Şimdilik bu kadar tüyo yeter size, devamı ilerleyen postlarda bol fotoğraflı...:)

Evimin tüm parçalarını özenle seçtim ve her detay içime fazlasıyla siniyor. Rabbim huzurla oturmayı bir ömür nasip etsin. Sizlerden de hayır duası bekliyorum.

Evimle ilgili postlarda ilerleyen günlerde burada olacak. Neyi nerden ne kadara aldım hepsini paylaşacağım. Nacizane evlilik hazırlığı yapan takipçilerime bir fayda olsun:)

Balayı için de ideal sonbahar balayı mekanı Kapadokya'yı tercih ettik. Tüm detaylar, döndüğümüzde bol fotoğraflı olarak burada olacak :)

Şimdi size Bursa feribotundan mobil olarak yazıyorum. Ancak fırsat buldum. Çok sevdiğim canım arkadaşım Gülşah'ın nişanına katılmak için gidiyorum. Bakın bu kadar yogunluğumda bile Canlarımı da ihmal etmem öyle de vefalıyım:))



İnşallah haftaya bugün hava yağışlı olmaz. Allahım lütfennnn:(

Dualarınızı eksik etmeyin.
İyi ki varsınız...

Zehra Görgülü ( yakında "Ölmez")

02 Ekim 2012

Ve ZEHRA nişanlanır....:)


Merhaba Zehra Ne Söyler*'in can takipçileri...:)

Sabırsızlıkla beklediğiniz Nişan yazım sonunda hazır....
Nişan için hazırlıklarımla ilgili memnun kaldığım herşeyin reklamını yapıp detayıyla sizlerle paylaşacağım, sıkıntı yaşadığım konuları da anlatmadan geçmeyeceğim tabii ki.

Dikkat Dikkat!! Bu çok uzun bir yazı, Kemerlerinizi bağlayın bakalım :) Hazırsanız Zehra'nın nişanı başlıyor............

Sevgili NİŞANLIM Furkan'la tanışın öncelikle...:)
Ha bir de lütfen bize maşallah diyerek bakmaya devam edin olmaz mı...?




10 Eylül 2012

Neler Yapıyorum?- Mihri Helal Kozmetik

Arayı çok açmadan hepinize yeniden merhaba :)
Dualarınız, iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim öncelikle. Desteğinizi hissetmek beni inanılmaz memnun ediyor. Böyle bir yakınlığı ne zaman, nasıl yakaladık bilemiyorum. Her zaman benimle olun lütfen...

Hazırlıklar ne durumda diyorsunuz ve hevesle nişan yazısını bekliyorsunuz farkındayım.
Nişan yazısı bir sonraki postta inşallah, azıcık daha bekleteceğim sizi.

Bu arada ben, gelinlik siparişimi verdim çok şüküüüüür :) Twitter, instagram takipçilerim bilirler. İnşallah bu süreç gönlüme göre ilerler. Malum evlilik hazırlıklarının en olmazsa olmazı, en hevesle beklenen ve en fazla titizlendiğimiz şeydir gelinlik. Herkes için çok özeldir, bu bir gerçek. Bakalım ilerleyen günlerde ve provalarda beni neler bekliyor? :)

Onun dışında da ev arıyoruz. Gerçekten doğru evi bulmak çok zor. Bakalım kısmetimiz hangi ev:)
Onun dışında malum eksiklerimi tamamlamaya ama abartmamaya çalışıyorum. Yani gerekli gereksiz sırf gelin oluyorum diye eşya yığıştırması yapmıyorum. Belli başlı önemli eşyalarımı alıp, dekoratif ürünleri ve yedekleri sonraya bırakmayı düşünüyorum. Ayrıca evime göre, yerleşip kullanmaya başladıktan sonra da farklı ihtiyaçlar doğacak zaten, bu yüzden de alışverilerin bir kısmını da evlilik sonrasına bırakmayı planlıyorum. Böylece hem kendimi çok sıkmamış ve yorulmamış olacağım hem de evim gereksiz eşyalarla bir anda dolmamış olacak.
Lütfen evli arkadaşlar, bu konuda fikirlerinizi bekliyorum. Sessiz kalmayın benimle aynı durumda olanlar :))


****
Lafı çok uzatmadan Ramazan bayramı öncesi elime ulaşan bu şık pakete geçmek istiyorum.

06 Eylül 2012

Neler yapıyorum? -I'm nu gömlek kombini-



Selamlar efendim :)
Bazen gözümde büyüsede blog yazmak, aslında bende bir ihtiyaç haline dönüştüğünü hissediyorum.
En son Ramazan'ın güzel günlerinde kalmıştık. Sonra size hayatımla ilgili tatlı bir gelişmeden bahsetmiştim...:)

Bugünler benim için oldukça sıkıntılı geçiyor. Rabbim hayra çıkarsın. Hani elimi kaldırıp başıma koymak istemiyorum o denli...Benim için dua edin lütfen.
Ne işe ne evliliğe konsantre olamadığım oldukça verimsiz bir dönemdeyim. İnşallah kısa sürer. Hayatın inişleri ve çıkışları...Rabbim daimi mutsuzluklardan, dertlerden sakınsın bizleri.

Uzaktan bakınca çok güçlü ve mutlu görünüyor olma ihtimalim yüksek. Özellikle beni sanal dünyadan takip edenler için...Pembe bir dünyada yaşamıyorum ben. Bazılarınızdan daha da beter bir durumdayım belki de. Ama şu bir gerçek ki, ne olursa olsun hayat hep devam ediyor ve biz bir gülümseme ile birinin hayatını değiştirmeye sebep olmak için bile bu dünyaya gelmiş olabiliriz. Bütün mesele sebep olmak...Rabbim bizi güzellikleri yaşamak ve yaşatmanın vesilesi/sebebi kılsın inşallah.

Fazla mı boğucu bir post girişiydi :)

O zaman aldığım tatlı mı tatlı hediye ile devam edelim :)
Nurjan'la Moda'yı bilmeyeniniz yoktur. Nurcan;  kısa bir süre önce kendi tasarladığı gömlek, tunik, yaka, etek, elbise, ceket vb. ürünlerini sergilediği ve online olarak satışını yaptığı I'M NU Butik'i açtı.
Ben de daha düşünürken ne alsam diye, bir gömlek beğenmiştim pötikare, yakası taş detaylı.
Yakasında benzer bir detay olan başka bir gömleğim daha olduğundan biraz tereddüt etmiştim almak için. Nurcan sağolsun beni de düşünmüş ve bir hediye paketi yollamış.
İçinden de en çok beğendiğim pötikare gömlek çıktı. Temiz kalpli arkadaşım :) Ben de ilk olarak Ramazan'da kombinledim fakat paylaşma fırsatını henüz bulabildim.

Haydi bakalım fazla uzatmayalım :) Siz nasıl buldunuz?


18 Ağustos 2012

Bayram ve '1haber'

Selam!
Arayı açtım yine farkındayım. Hayatıma Ani bir hareket geldi. Aslında durağan olan bir durum hareketlendi diyelim ... Neyse lafı uzatmadan açıklıyorum.

Bilenler vardır facebook ve twitter'dan aslında, bilmeyen tatlı takipçilerimle de paylaşayım.

5 yıllık ilişkim önümüzdeki günlerde resmi bir boyut kazanacak. Bayramın son günü kısmetse söz, 26.ağustos pazar günü Bursa'da nişanımız gerçekleşecek inşallah.

(Şöyle ki herkesin hayatında olduğu gibi benim de bu sürecim biraz iç sıkıntılarla dolu... Sizlerden isteğim bu satırları okuduğunuzda lütfen benim için hayır duası edin.)


Bayramınızı şimdiden kutluyorum. Rabbim her seneye, sevdiklerimizle karşılamayı nasip etsin.

İftar kombin postları hazırlanamadığından kaldı yani üzgünüm artık bayram ve nişan sonrasında telafi ederiz.

Bu arada tüm takipçilerimi nişana davet ediyorum.
Yer: Çırağan Cafe & Restaurant-BURSA
Saat: 14.00-16.00
Tarih: 26.Ağustos.2012

Mutlu bayramlar...Dua ile
Z.Görgülü

28 Temmuz 2012

FUAT PAŞA YALISI- İFTAR

Selamlar :))
Ramazan ayının ilk  haftasını geride bıraktık bile...
Zor mu geçiyor? Hayır. Rabbim kolaylığını veriyor. Eee beni de az çok tanıdınız artık. Günlerce aç ve susuz kalabilirim ama çaysız kalmak bende çok yorgunluk yapıyor.
Ha bir de Zehra yine çalışmayı abartıp birkaç akşam da iftara yetişemedi. Geç git, yemek yap-ye diyene kadar saat kaç oluyor...Atom karınca oldum :))

Bu arada kendime verdiğim ibadet ödevlerinden kaza namazları aksaksız devam ediyor maşallah. Fakat Teravih'e henüz gitmek kısmet olmadı. Şöyle ki sanırım her vaktin ardından aynı vaktin kazasını kılmak dizlerimi yordu ve dizlerimde inanılmaz ağrılar oluştu. Namaz kılarken dizlerimin geleceği yere hep yastık koyup kıldım. Şimdi daha iyi... Önümündeki haftalarda teravihleri telafi ederim inşallah.

Sizlerin nasıl oruçla, ibadetlerle arası?





İlk haftasonu Fuat Paşa Yalısına iftara gittik.

19 Temmuz 2012

ve Ramazan geldi ...:)


Selamlar :)

Birçoğunuz tatillerden döndü. Aranızdan benim gibi olanlar da, ofislerinde vakit buldukça başkalarının tatil fotoğraflarına bakarak "ahhh" çekti :)
Ben kaçamak bile yapamadım. Yalnız çok şükrediyorum, çalışmayı da İstanbul'u da çok sevdiğim için bu durum benim için çok da trajik değil.

Malum Ramazan günleri yarından itibaren başlıyor. Rabbim bereketi, huzuru eksik etmesin. Bu güzel ayı inşallah çok iyi değerlendirebiliriz.
Daha önce hiçbir Ramazan'da düzenli Teravih namazı kılmadım. Belki bir yerinden başlamalı, yorgun ve bitkin olabileceğimi tahmin ettiğimden haftada 2 gün kendime Teravih namazı kılma ödevi verebilirim. Hiç kılmamaktansa en azından haftasonları kılsam çok iyi olur. Ayrıca her vakit namazından sonra aynı vakit için bir de kaza namazı kılmayı planlıyorum. İnşallah bunu da hiç aksatmam ve Ramazan'dan sonra da devam ederim.
Ben bunları neden yazdım? Benden daha tembeller varsa harekete geçsin, benden daha azimliler varsa beni de şevklendirsin diye. Böylece sevaplardan da sebeplenmiş olalım di mi ama :)

Ramazan demek bol misafirli aile sofraları demek olmayacak bana bu yıl...Ailesiz bir Ramazan beni bekliyor yine...Kim bilir inşallah bir sonra ki Ramazan'da evli olurum;) Kendi evimde aileler ağırlarım...:))

***

Evet efendim bu kadar Ramazan hasbihalinden sonra bloguma yolum düşmüşken bir de ofis kombini yayınlayayım dedim :)





Ceketimi vazgeçilmez alışveriş yuvam Terkos'tan almıştım. İki farklı renk aldım. Diğer renge bu YAZImdan bakabilirsiniz. Terkos dışında farklı yerlerde bu ceketten gördüm. Kesimi rahat, kumaşı terletmiyor. Hem kemerle aşağıdaki kombindeki gibi hem de kemersiz daha salaş halde kullanılabiliyor.


02 Temmuz 2012

ŞİFON SERİNLİĞİ...:)


Merhabalar...
Enerji dolu bir hafta diliyorum herkese:)
Bu aralar performansım nasıl? Hiç ara vermeden sık sık uğruyorum :) Sitem istemem.
***
Malumunuz bugünlerde yaz iyiden iyiye kendini hissettiriyor. Tatilde olanlar da , benim gibi işinin başında olanlar da sıcaklardan nasibini alıyor. Sizde benim gibi İpek şallarla daralıyorsanız hafif  bir önerim olacak. 
Var-yok arası :) Hafif:) Serin tutan:) Transparan(Şeffaf) olamayan:) Boyu ve eni dar olmayan:) Pahalı olmayan:)
Birbirinden güzel ve hareketli desen-renk seçenekleri olan şifon şallardan bahsediyorum.




30 Haziran 2012

İKİZİMİ BULDUM :)

Selamlar "can"lar :)

Bugün sizinle tuhaf bir şey paylaşmak istiyorum.

Geçen gün Şeymacığımın facebook duvarıma yazdığı bu sözlerle haliyle heyecanlandım.
"zehraaaa sana çok benzeyen biri var mutlaka tanıman lazım ikizin olsa bu kadar benzersiniz :))" 


Ve kardeş olsak ancak bu kadar benzeyebileceğim Beyza ile tanıştım :)
Beyza bizim alemde ünlü biri aslında da ben yeni tanıyorum. Kendisi "Beyza'dan Şeker Kurabiyeler"in sahibesi :) Bir çoğunuz bilirsiniz...

***

Sevgili Beyza'nın eşi ve oğlu bile benim fotoğraflarımı görünce Beyza sanmışlar :)

İnsanlar hakikaten çift yaratılıyor sanıyorum. Beyza ve ben bazı fotoğraflarda resmen aynıyız. Ha biz aranızdaki 10 farkı buluruz diyenler için sizi fazla meraklandırmadan işte Beyza ve ben :)))))))


Yorumları bekliyorum merakla. Sizce de çok mu benziyoruz :))
Mutlu kalın ...:) Güzel tevafuklarla...
Z.G

28 Haziran 2012

Özleyenlere bir yudum Zehra :)

Selam !
Hazır vakit bulmuşken, elimde de bloguma yakışır iki fotoğraf varken beni özleyenlere gelsin bu post öyleyse...:)




Tatil yok tam gaz çalışmaya devam.

26 Haziran 2012

Okumaya bir parantez...Istanbullular


Merhaba,
Öyle özlüyorum ki post hazırlamayı...Her seferinde defalarca "bu son artık ihmal etmem" desem de kendi kendime, yine de benim rutin hale gelen yoğunluğum/yorgunluğum bir türlü nefes aldırmıyor.

Öyle ki aylardır elime kitap alamıyorum. Geçenlerde ufak bir rahatsızlık yaşayıp evde kaldığımda kütüphaneme yaklaştım mahçup mahçup okunmayanlara baktım...Sonra geçen yaz başlayıp ilk 70 sayfada bunalıp bir kenara bıraktığım İSTANBULLULAR  bana göz kırptı. Sebepsiz, tuhaf duygularla aldım kaldığım yerden çıkardığım ayracı tekrar başka bir sayfaya bırakmayı hiç istemedim. Birden beni kucaklayan kitap, uzun zamandır alamadığım nefesi bana en kocamanından aldırdı sanki...:)

06 Mayıs 2012

Hesna Mart sayısından...

Herkese merhaba,

Biliyorsunuz Hesna'nın Mart sayısı blogger konuğuydum Terkos pasajı ile ilgili yazımı ve kombinlerimi inceleme fırsatı olmayanlar için sayfaları yayınlamaya karar verdim.
Keyifli seyirler :)





22 Nisan 2012

My Birthday Vol*2

Herkese yeniden merhaba:)
Bu pazar ev keyfi yaptım, uzun zamandır evde bu kadar uzun süre kalmamıştım sanırım.
ee iyi de oldu ilk defa söz verdiğim üzere yaş günü postunun 2.bölümünü hazırlamak için bol bol zaman buldum :)

Lafı fazla uzatmadan anlatmaya devam edeyim ...

***

Ailemden en değerli hediyeyi sanırım Ablamdan aldım...O benim için abladan çok öte. Benim için yazdığı satırlar beni çok duygulandırdı, sizinle de paylaşmak istiyorum bu yüzden.
Her iki ablamın da benim içimde yerleri çok farklıdır. Üçü birbirine hiç benzemeyen ama birbirini çok seven kardeşleriz biz :)

Evet ablamın yazdığı satırlarla devam edelim...

"BEBEK GÖRGÜLÜ
1988 yılının ilk ayları…Henüz doğmamıştı ama doğmadan önce almış olduğumuz birkaç parça tulumu ve kıyafeti seviyorduk onu düşünerek… Yüzünü bile görmediğimiz kardeşimizi o kıyafetlerin içerisinde hayal ediyor ve seviyorduk.
1988 yılının 15 Nisan günü annemi hastaneye kaldırdılar doğum için…Bizi de komşuya bıraktılar, doğumdan sonra hastaneye gittik, ancak Hastane görevlileri yukarı çıkmamıza izin vermediklerinden dolayı, hastanede çok merak ettiğim kardeşimin yüzünü dahi göremedim. Bir gün sonra annemi hastaneden çıkarmışlar, bebekle getirdiler eve. Bebeği kapıda babaannem kucağıma vermişti. Bebek beş kilo doğmuş ve bu yüzden bana biraz ağır gelmişti başlangıçta. Ne de olsa o zaman ben de 11 yaşında zayıf bir çocuktum. Üzerine bir bant yapıştırmışlardı ve Bebek Görgülü yazıyordu. İsmi belli olmadığından hastanede böyle yazmışlardı. Sonradan alıştım onu kucağımda tutmaya, kucağımda uyutmaya. İlk zamanlar onun en çok kucağımda uyumasını seviyordum. Uyuduktan sonra yatağına bile bırakmıyordum, bir süre O’nu seyrediyordum. Bu hoşuma gidiyordu, çünkü ne de olsa kardeşimdi, sıcaklığı dahi yetiyordu bana kucağımdayken. O ağladığında koşarak onun odasına doğru gidiyordum ve susturuyordum O’nu. Bu beni çok mutlu ediyordu çünkü ben O’na o denli samimi bir şekilde bakıyordum ki, beni gördüğünde bana gülücükler atıyordu O’nu çok sevdiğimi anlarmış gibi.
Derken annem okula başladı, kardeşim için de bakıcı teyze geliyordu eve, ama benimle annemin evrelerimiz farklı olduğundan dolayı, (annem sabahçı ben öğleci idim) kardeşime göz kulak olabiliyordum. Bakıcı teyzeye bir türlü güvenemiyordum. Gözümden bile sakındığım kardeşime bir bakıcının bakması tuhaf geliyordu bana… Fakat yapılacak bir şey yoktu, annem çalıştığından dolayı bakıcı kesinlikle olmalıydı. Okula gidene kadar bakıcının O’nunla mümkün olduğu kadar az ilgilenmesini sağlıyordum, bakıcının dikkatini dağıtarak O’ndan uzaklaşmasına çalışıyordum. Bir bebeğin ihtiyacı olan her şeyi artık biliyordum. Annem çalıştığından dolayı O’nun evde de çok yorulmasını istemiyordum ve bu yüzden de bebeğimizle mümkün olduğunca ilgilenmeye çalışıyordum. Kardeşim de bana artık çok alışmıştı. O ağlarken kucağıma alıyordum ve kucağımda ağlamayı kesiyordu, gülücükler dağıtmaya başlıyordu. Çocuklar kendisini çok seveni anlarmış ya, benim O’na olan o sevgimi anlıyordu.
İlk adım attığını hatırlıyorum, kollarını öne doğru uzattı ve ayağa kalktı yürüdü koridora doğru…O anı hiç unutmuyorum. O gezmeye gitmeyi istediğinde benim sokak terliklerimi önüme getirirdi, o zamanlar konuşamadığından dolayı, terliklerimi önüme getirip, koyduğunda ben anlardım ki O’nun gezmeye ihtiyacı vardı, gezme de bir ihtiyaçtı ne de olsa. Büyümeye başlayınca ihtiyaçlar da farklılaşmıştı, önceden sadece acıkmak ve uyku ihtiyacı gibi ihtiyaçları varken şimdi gezme de oyun da onun için ihtiyaç haline gelmişti. O’nun elinden tutar apartmanımızın etrafında 1 tur atardık beraberce, bu O’na inanılmaz mutluluk verirdi. Çünkü O dışarıya çıkamadığından dolayı 10 dakikalık bir dolaşma bile O’na yetiyordu. Ben de abla olarak mutlu oluyordum O’nun bir ihtiyacını giderdiğimden dolayı.
Sonra bir gün sabah kalktık, üç kardeş aynı odada yatıyorduk, uykudan uyandık ve küçük bir ses “Esemmatın hapı düştü” dedi. Bu ses Gaye’nin değildi, tabi ki O’nun ilk sözcükleriydi…O anki duygularımı sayfalar dolu yazsam da anlatamam size. Bizim küçüğümüz artık konuşabiliyordu. İsteklerini bize anlatacaktı artık o, gittikçe büyüyordu ve büyüdüğünü görmek beni çok mutlu ediyordu.
Çok derin bir çocuktu… Küçükken bir gün halıya doğru eğilmiş fısıltıyla konuşurken buldum onu
Ve sordum kimle konuştuğunu. Bana kendinden gayet emin bir şekilde “Esmak’la” diye cevap verdi. “Esmak da kim” diye sorunca da bana Esmak’ın halının içinde yaşayan küçük canlılar olduğunu anlattı. Ben de O’nu kıramazdım, incitemezdim hiç. Bana oyun da olsa bir şeyler anlattığında laf olsun diye değil gerçekten dinlerdim O’nu aynı yaştaki bir arkadaşı gibi. Çok derin düşünceleri vardı. İnsanlar belki çocuk diye geçerlerdi ama bana O’nun dünyası çok farklı gelirdi, hem farklı hem de derin. Anlamaya çalışırdım O’nu tüm samimiyetimle, aramızdaki yaş farkına rağmen arkadaş olmamızın nedeni belki de O’na karşı bu kadar samimi olmamdan kaynaklanıyordur.
Kapıya parmağı sıkışmıştı ve babam Gaye’yle bana kızmıştı neden ilgilenmediğimizi sorarak. Ayder Yaylası’nda Gaye’yle aynı yatakta yatmak istemedi ve sabaha kadar bizi de uyutmadı, “Ben bu aileye fazlayım zaten, keşke olmasaydım, belki de bu gece ölürüm” Sabaha kadar bu ve buna benzer cümleleri dinledik Gaye’yle birlikte.
Onun lise yıllarında yaz tatillerinde birlikte tatile gitmeye başlamıştık. Rahatlıkla yüzebileceği yerlere, rahatlıkla alışveriş yapabileceği yerlere, rahatlıkla dinlenebileceği yerlere götürüyordum O’nu ve tatillerde ne istiyorsa karşılamaya çalışıyordum.
Derken üniversiteden mezun oldu ve mezuniyet törenine katıldık. Mezuniyet töreninde Sn. Recep Tayyip Erdoğan konuşma yaptı, o konuşma esnasında ben gözyaşlarıma boğuldum. Küçüğümün o törene gelene kadarki tüm evreleri gözümün önünden film şeridi gibi geçti ve çok duygulandım. Küçüğüm pembe elbisesi ile ortalıkta Pamuk Prenses gibi dolaşırken, ben O’nu gözlerimle takip ediyor ve bu arada da gözyaşlarımı tutamıyordum. O gece çok özel bir geceydi benim için. Çünkü küçüğüm hayata ilk adımını atmıştı, bu durum heyecan vericiydi.
Şu an küçüğüm iş hayatına atıldı, yakında yuva kuracak. Ben her daim O’nun yanında olmaya çalışacağım."

Ablam bizi 24 yıl öncesine götürmüşken, ilk aile fotoğrafımıza bakmaya ne dersiniz? :)

20 Nisan 2012

My Birthday Vol*1

Herkese merhaba!
Ben geldimmmmmm :)



Bazılarınızın bildiği gibi 15 Nisan yaş günümdü.
Kutlamak falan akılda yokken 3 kez birden kutlandı :)
24 yılı geride bıraktım. Çok tuhaf bir his çünkü 24 yıldan fazlasını saklıyorum bir yerlerde...

Neyse bu postta az laf çok foto :)
---
Biliyorsunuz ailem Bursa'da. Bende haliyle işkolik olunca, bir yaş günü için kalkıpta Bursa'ya gitmek gözümde büyüdü.
Benim tatlı kuzenim Kübra Cumartesi akşamı kuzenimiz Elif'te kalmayı teklif edince bana bir sürpriz olduğunu tahmin etmiştim aslında.
Delicesine yağmur yağan o cumartesi günü işten çıkıp

08 Mart 2012

"Zehra Ne Söyler* " :)

Hey !
Mart geldi hoş geldi. Hani Modanisa Moda Buluşması postumda Mart ayı sürprizim için 4 saatlik uyku ile buluşmaya katıldığımdan bahsetmiştim ya ...
O kadar yorgunluğa değmiş gibi :)

İşte karşınızda o sürpriz.
Hesna Türkiye Mart sayısının blogger konuğu ZEHRA NE SÖYLER*



Hani bu posttan sonra ısrarla istediğiniz Terkos Pasajı postu vardı ya :)
Ben de Hesna Türkiye ve sizler için Terkos Pasajı'ndaydım. Karşınızda harika bir gezi ve bol bol kombin dolu olan 6 sayfa....

Hesna Türkiye Mart sayısı kaçmaz ;)



Hesna Türkiye tüm D&R mağazaları ve gazete bayiilerinde.


Bulamazsanız;
Hesna Türkiye'yi şimdi D&R'den sipariş etmek için TIK TIK
Hesna Türkiye Facebook sayfası için TIK TIK (Sayfa yönetimi size nasıl bulacağınız konusunda yardımcı olacaktır.)


Yorumları buraya bekliyorum dostlar :)
Sevgiler 
Zehra ...

05 Mart 2012

Tiyatroya gitmek istiyorum !

Merhabalar !
:)

Dün sakin ve dingin bir Pazar geçirdim, uzun zamandır böylesine boş olmamıştım.
Saatlerce kahvaltı edip, ev arkadaşımla lafladık.

Cumartesi akşamı da "Haydi yarın tiyatroya gidelim" dedik. Oyunlara bir göz attık.
Bir süredir ne zaman niyetlensem ve fırsat bulabilsem İSTDT programında seyrettiğim oyunları görüyorum.

Yine öyle oldu. Oyunlar mı yerinde sayıyor? İlgi mi yok? İlgi mi çok ? Pek anlayamadım.

Ölüleri Gömün oyununu geçen yıl seyretmiş olmama rağmen malesef ben hangi gün gitmek istiyorsam ve müsaitsem o zaman Ölüleri Gömün dışında oyun yok :(



Ölüleri Gömün oyununda popüler dizilerde sıkça görünen iki isim Musa Uzunlar ve Civan Canova yer alıyor. Oyuna gitmeyenler varsa içinizde kesinlikle öneriyorum. Öyküye zaten laf yok, oyuncular, ses ve dekorda gerçekten şahanenin ötesindeydi.



04 Mart 2012

MİM Vol1.

Selamlar canlar!

Feyzacığım beni 6.Şubattaki postunda MİMlemiş. Daha önce görmüş olmama rağmen cevaplayacak fırsatı ancak buldum öyleyse gelsin sorularrrr :)





1)Sence çok anlamlı bir söz?
"Bildiğim tek şey hiçbirşey bilmediğimdir." Sokrates

2)Makyajda olmazsa olmazın?
Siyah göz kalemim.

3)Uyguladığın güzellik tüyosu?
Özel formülüm, düzenli yapmaya çalıştığım birşey yok. Zor bir cildim de yok zaten. Makyajla asla uyumam, mutlaka temizlerim.
Arada bir hoşuma giden doğal yüz maskeleri uygularım.

4)En çok sevdiğin içecek?
Çay...Tam bir tiryakiyim. Susayınca çay içenlerden yani :)

5)Nefret ettiğin birşey?
Riya! Asla kaldıramam. Riyakar olmam, olanı da yanımda tutmam!

6)En çok sevdiğin iltifat?
Gerçekleri duymayı tercih ederim her zaman. Bu yüzden eleştiriye de açığım. Bende genelde insanlara iltifat etmem:) Gerçek olmayan hiçbirşeyden hoşlanmıyorum.

7)Favori kitabın?
Bütün kitaplarım...:) Kitap benim hayatımda özel bir yere sahip. Kitap okurken başka biri olurum, başka bir hayat yaşarım. Öncelikli tercihim öykü kitaplarıdır. Sosyolojinin yeri apayrı onu hiç söylemiyorum.

8)Sana görünüş olarak yakın bulduğun ünlü?
Ben benzetmesem de Drew Barrymore'a benzetenler oluyor :)

9)Şu anda en çok almak istediğin kozmetik ürünü?
Immm...Galiba yok. Kozmetikle aram açık benim :/  Bakımsız ben :)


Yorumlarda cevaplamak istediğiniz, ilginizi çeken sorulara yazarsanız hoş olur ama :)

Sevgiler...

01 Mart 2012

Zehra Ne Söyler*, Modanisa Moda Buluşmasındaydı...

Merhaba canlar :)

Başka türlü bir sesleniş uyduramadım...
Çok laf az fotoğraf hazır mıyız:)

Modanisa ahhhh ahhh...
26.Şubat.Pazar günü Ortaköy Gloria Jeans Cafedeydik, tüm blogger dostlarla beraber....

Organizasyonu üstlenen Modanisa'mızın tatlı kızı Seda Çetin'di. Modanisa biz bloggerlar ile Armine'nin baş tasarımcısı Güler Tekiner'i ve Zaman Gazetesi Haftasonu ekinden Sevinç Özaslan'ı ağırladı.

Güler Tekiner ile Armine'nin gelecek sezon hazırlıklarına ilişkin sohbet ettik.Bloggerlar olarak markadan beklentilerimizi irdeledik.

Sevinç hanım ise Moda ve tesettür kavramlarının birbirine bu kadar uzakken biz bloggerlar bu sentezi nasıl yapıyoruz diye sordu? Cevabı ve çok daha fazlası, 3.Mart.Cumartesi Zaman Gazetesi ekinde :) Mutlaka bakın...



***

Çok yoğun çalıştığımı biliyorsunuz artık anlatmıyorum.

21 Şubat 2012

Ugoza ile iş hayatı....

Canımmmm blogum :)
Ve blogumun vefalı, sadık, sevgi dolu takipçileri...
Hepinizi inanın çok özledim. Blog yazmaya bu kadar ara verebileceğimi hiç düşünmemiştim ama işler yolunda ve yoğun gitmeye başlayınca hiç elim değmedi :)) 
Beni bu sürede unutmayan ve sürekli mailler gönderen takipçilerime içten teşekkür ediyorum.
En son şahane ve cici bir işe başlayacak olmamdan bahsediyorduk ki, işimdeki 4.ayımı doldurdum sayılır. Zaman su gibi akıp geçti ve ben işimde çok kısa bir sürede büyük mesafe katettim.

Sosyolog oldum derken bir de baktım Marka Yöneticisi oluvermişim:)


Birçoğunuzun tanıdığı UGOZA ile çalışmaya başladım. Bir tesettür firmasında çalışma fikri, moda ile olan ilişkim ve tabii ki yine sosyoloji okumam sebebiyle oldu. Birkaç marka ile görüşmelerim sonucunda UGOZA beni, bende UGOZA'yı çok sevdim ve başladık...


4 aya yakın süredir nefes bile alacak vakit bulamadan gece-gündüz çalışmamın sebebi UGOZA'ya yeni bir dokunuş, yeni bir imaj oluşturuyor oluşumuz ve dahası...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
);