28 Aralık 2011

İDO Feribot kazasında bende vardım!!!


Canım blogum,
Hassas, duyarlı takipçilerim...
Uzun zaman sonra hepinize tatsız bir merhaba!

Birçoğunuz biliyorsunuz ailem Bursa'da. Bursa'ya en son bayramda gitmiştim. Bu cumartesi iş çıkışında kuzenim Kübra ile Bursa'ya gidelim dedik.
Otobüs yolculuğu malesef uzun sürdüğünden dolayı tercihim değil, hep İDO'yu kullanıyorum...Cumartesi akşamı bildiğiniz gibi hava oldukça kötüydü ama feribotun iptal edilebileceği hiç aklıma gelmedi. Yani aslında herşey Bursa fikrinin en başında başladı...

Feribot iptal edildi...Koştur koştur otogara gittik ve ilk otobüse bindik. Otobüs 2 saat İstanbul köprü trafiğine takıldı. Bursa'ya gece 12'de indik...

---
Pazar sabahı da gün boyu Güzelyalı'da ablamdaydık. Gece de orada kaldık ve pazartesi 07.30 feribotu ile ben işe Kübra'da okula....



İnsanız, ölümü o kadar da sık hatırlamıyoruz. Hep plan, program, yaşam ve koşturma...
...Gözümü açtığımda bağırışlar duydum, saat erken olduğundan uyuyakalmıştım. " Çarpıyoruz, imdat..." çığlıkları hala kulaklarımda. Feribotun sol tarafında kocaman bir gemi görünüyordu, çok yakınımızda...
Bir süre dua etmek aklıma gelmedi, sonra dua etmeye başladım ve Kübra'ya de söyledim.  İçimden " Evet, Zehra buraya kadarmış!" dedim...Sonra 2 kez kuvvetli çarptı, sarsıldık...Bazı kişiler can yeleklerini giydiler...Herkes koşuşuyordu.

22 Kasım 2011

Atmaya kıyamadınız mı? -Ciciler Ölmesin-

Merhabalar herkese :)

Nasılsınız bakalım. Ben çok çok iyiyim şükürler olsun. Twitterdan takip edenler görmüştür geçen hafta işe başlayabildim.

Sizlerin ilgi duyacağı bir yerde çalışıyorum :) Daha fazla detay vermiyorum çünkü bununla ilgili koccaman bir post hazırlayacağım. Çok hoş da sürprizler yolda....

Facebook için ilginize çok teşekkür ederim.

Valla blogumu da sizleri de güzel yorumlarınızı da çok özledim kaç gündür...

---***---

Bayram için Bursa'ya gittiğimde yanımda tamir edilmek üzere birkaç tunik götürdüm. Çünkü İstanbul'da yaptırabilecek uygun bir yer bulamadım. Bursa'dan da pek umudum yoktu ama yanıldım :)

Velhasıl aşağıda görmüş olduğunuz lacivert tuniği Trendyol'dan almıştım. Fakat kollarının bitiş kısmına koydukları manşetler çok sıkıyordu. Bende dikiş kısmından biraz kestim tabii ipler çıktı, onları da yakayım dedim, kumaş da yandı turuncu oldu:)


Ben bu tuniği böyle giyemem ama çok da seviyorum özellikle çok belli olmasa da omuzlarındaki kendinden hareketler çok hoş duruyor. Ben de kalın saten kurdela aldım ve terziye ne istediğimi anlattım. Nasıl olmuş:)
Ben çok beğendim ve tuniğimi kurtardım.


Aşağıda gördüğünüz tunik bu yaz sezonu İpekyol'dan. Sanıyorum İpekyol'un bu yaz sezonu ürünlerinin bir çoğu problemliydi, genelde hep aynı tarzda şikayetler duydum.

13 Kasım 2011

Büyükada kedileri & ben :)

Herkese merhaba :)

Bundan 2 hafta kadar önce güneş yüzünü kaybetmeden Büyükada sefası yapalım dedik. İyi de yapmışız valla doğrusu bu yaz ne tatil yaptım ne de doğru düzgün gönlümce gezebildim. Şehirden uzaklaşmadan o yoğunluktan ve karmaşadan birkaç saat de olsa uzaklaşmak çok iyi geldi.


Hem gezdik hem de adanın kedileriyle hemhal oluverdik. Pek samimi sıcakkanlılardı valla davetsiz yanıma oturuverdi :) Ortaya böyle bir tablo çıktı.

Tabi bir süre sonra beni banktan def etmek istedi, biraz zıtlaştık. Ortaya bu çıkıverdi:))

06 Kasım 2011

Aile Nereliyse Bayram Oralıdır...

Hataylıyım ben, ailem Bursa'da yaşıyor, ben İstanbul...

İstanbul'da bayram nasıldır bilmem ben.

Aile nereliyse bayram oralıdır!

Aile bu dünyada değil ise bayram da yoktur bu cihanda.



Bugünlerde bayram; "yurtiçi/yurtdışı mini kafa dinleme tatilleri" oluvermiş kimi zihinlerde.

Büyük küçük herkesin ellerini öpebilmek , o elleri öperken biraradalığa şükredebilmek, herkesi bir arada bulabilmek bayramın marifetidir.

Madem halaa 'bu dünyalı' ailelerimiz var; bayramları da ailelerimizi de küstürmeyelim zatımıza.

Huzurlu bayramlar olsun.

Baki selamla...

03 Kasım 2011

Ne Giydim* Kış Rengi Bordo Kombinim :)

Herkese selamlar :)

Kombinime geçmeden önce kısa bir bilgilendirme yapmak istiyorum.
Bu posta  ("Bugün Ne Giysem?"-Başörtülü Yarışmacı ) yorum yapan değerli arkadaşlardan öncelikle özür diliyorum çünkü yapılan tüm yorumları sildim. Sadece o post için geçerli olmak üzere gelecek olan yorumları da kabul etmeyeceğim. Sebebi ; oluşan polemiklerden, kırıcı diyaloglardan rahatsız olmamdır.

Şimdi gelelim kombinime :)

Geçen haftalarda post yazmak istemediğimden bugünlere kaldı işte bu kombin, geçenlerde bir akşam keşfe gittiğimiz Eskikafa Cafe'de giymiş olduklarım...




Gömlek ve Dantel Bluz : H&M
Şal : Şölen Butik
Etek : Sateen

01 Kasım 2011

Serra'nın Sosyal Sorumluluk Projesi

Ben Bursa'yı hiç sevmesemde, Bursa'dan herkese selamlar :)

Postlarıma Serra'nın yeni blogu ile devam etmek istedim. Blogger olan takipçilerimin birçoğu Serra'yı biliyordur bence:)

Ben Serra'yı takip etmekten zevk alıyorum. Kombinleri, paylaşımları, fikirleri genelde şahane... Yeni blogu beni benden aldı desem yeridir. Ona düşüncelerimi belirtmeme rağmen yine de bu fikri konu edinmek ve daha çok kişiye ulaştırmayı üzerime borç bildim. Çünkü kendisi mütevazilik yapsa da bence bu kesinlikle sosyal sorumluluk projesi...



Kısaca bahsedecek olursam; kullanmadığı, az kullandığı, dolapta bekleyen kıyafetlerini açık arttırma ile satıyor. Yalnız burada ki önemli nokta, kıyafetin bedelini Serra'ya değil Çocuk Esirgeme Kurumunun banka hesabına yatırıyorsunuz.

Ne kadar güzel bir fikir ya. Mutlaka hepimiz kullanmadığımız kıyafetleri yardım amaçlı birilerine veriyoruzdur fakat hani bu fikir de bana çok değerli geldi. Çünkü hem kıyafet gerçekten onu isteyen ve kullanacak olan birine gidecek hem de bedeli Çocuk Esirgeme Kurumuna bağış yapılacak...

Zaten bir çoğumuzun kıyafetleri dolabından taşıyor nerdeyse bunun hesabını vermek gerçekten zor çünkü ihtiyaçtan fazlası :/ En azından bu vicdan muhasebemizi biraz ferahlatacak faydalı işlere el atmak, sebep olmak, destek vermek çok güzel...

Tüm detayları ve ilk ürünü Serra's Alternative Shop blog sayfasında bulabilirsiniz. Bakmak için TIK TIK

Bu fikir için Serra'yı tekrar tebrik ediyorum. Takipteyim :)

Ha bir de Serra'nın kombin yarışması var. İlgilenenlere duyrulur. Şartlar için TIK TIK

Sizlere de Serra'nın bütün blog sayfalarını ısrarla öneriyorum.


Hepinize kocaman sevgiler...
Zehra

30 Ekim 2011

"Bugün Ne Giysem?"-Başörtülü Yarışmacı

Merhaba herkese...:)

İlk olarak bu konu ile başlamak istedim çünkü yanlış anlaşıldım...
Sebebi Twitter'da yazmış olduğum aşağıda yer alan sözler...





Ben Bugün Ne Giysem? yarışmasının varlığından haberdar fakat arada sırada bakan biri olarak dün başörtülü bir yarışmacıya rastladım. Gördüğüm anda mevcut şaşkınlıkla hemen Twitter'a yazdım.

Bana cevaben olumlu bakanlarda olmuş, olumsuz bakanlarda... Çünkü ben çok da rengi olmayan yani yanlış anlaşılmaya müsait cümleler kurdum. Kızanlar kızdım sandı, hoşuna gidenler hoşlandım sandı :) Muğlak birşey oldu....

Neyse ben yazmış olduğum gibi bunu düşündüm. Bu konu ,yani başörtülü bir yarışmacının orada olmasından daha doğal ve olağan hiç birşey yok. Şöyle ki
Türkiye'nin hemen hemen %50lik dilimi başörtülü iken "Türkiye'nin en şık kadını" olmak için yarışılan bir yarışmada bize ait olan %50nin temsil edilmesi önemli oluyor...Ben olaya bu açıdan bakıyorum ve bu sebeple desteğimi belli etmek için bloguma yazmak istedim.



İşin bir de diğer yüzü var ki yarışmacı arkadaşımız Bütül Sinem benim Twitter'dan yazdıklarımı okumuş ve blogumda da onu eleştireceğimi düşünmüş. Bana Facebook'tan ulaştı ve haklı sitemini dile getirdi.
Sözlerim muğlak olduğundan yanlış anlamış, incinmiş. Bende keşke bu şekilde ifade etmeseydim daha açık konuşsaydım ya da konuyu düşündükten sonra yazsaydım dedim içimden ama geç olmuştu tabii...

Son iki twitim de tamamen jüriyi eleştirmek içindi.

25 Ekim 2011

Düşene 1 tekme de bizden mi olsun...*

Son postumun son satırlarını okudunuz mu?
Ben bir daha yazıyorum şimdi. Anlamayanlar artık anlasın diye*
"Türkiye'yi sevmeyi anlat birilerine. Birileri bunu hep yanlış anladı çünkü..."

Biz... Muhammed'in ümmeti olan biz...Ne zaman zerrelere ayrılıp, ufalanıp, parçalanmaya böylesine hevesli olduk.

Türkiye'nin doğusunda, vatan sevgisi uğruna feda olan 24 can ve daha öncesinde bu uğurda ülkenin dört bir yanında can verenler...2 gün sonra, Türkiye'nin doğusu ve bir afet, deprem...
Yardım bekleyen binlerce kişi, vefat eden yüzlerce kişi var...

İki gündür sadece haberleri izliyorum ve bu konuda birşeyler söyleyemiyorum. Sosyal paylaşım platformlarında dönen haberler ve yorumlardan bazıları gerçekten "DÜŞENE BİR TEKME DE BİZ VURALIM" cinsinden!

Bütün Van halkını PKK olarak niteleyen zihniyetler, birbirlerini kışkırtarak büyüyor. Yapılan ve yapılacak olan yardımlara engel olmaya çalışıyorlar. Bu deprem, şehitler uğruna onlara verilmiş bir cezaymış. Bu hükmü vermek kime kalmış, soruyorum*
Sözde vatanını seven, dinini bilen rolüne bürünüyorsunuz.
Bizim dinimizde ne zamandan beri zor durumda olanlara vurmak, ötelemek var?
Biz ne zamandan beri kardeşlerimize yardım edemiyoruz, ettirilmiyoruz?

Türkiye'yi sevmek, Van halkına el uzatmamak mı*

Türkiye'yi sevmeyi yanlış anlayanlardan olmayalım. Lütfen biraz düşünün...

Vicdanınızı kaybetmeyin ki bir farkınız olsun.

20 Ekim 2011

Çemberimde Gül Oya

Herkes uykuda ben buralardayım işte...Çünkü bugün bir rekora imza atıp 17.34'te uyandım.
Normalde 05.00 sularında uyuyup 14.00 sularında uyanıyordum /normalde/

İki senedir okulla iş arasında koşturup dururken şimdi boş olmanın bana geri dönüşleri işte böyle düzensiz bir hayatla oluyor. Aslında 1-2 haftaya kadar yeni işime başlıyorum ama bu aşırı düzensizlikten kendimi nasıl çekip çıkarırırım ona pek karar veremiyorum.Yeni işim için içimdeki heves ve aşırı istek durumu kolaylaştıracak gibi :)

Benim bu postta bahsetmek istediğim asıl konu bu düzensiz hayatın bana en güzel armağanlarından biri olarak gördüğüm : Çemberimde Gül Oya dizisi...
Gece mesaimin en güzel yanı, uyumaya tercih edilebilecek kadar değerli...


18 Ekim 2011

Çok "Şölen"li Kombin:)

Herkese merhaba :)

Bir kombinle daha karşınızdayım.
Kombinler kendi fotoğraflarımla gelmiyor bazı özel sebeplerden dolayı. Böylesi de çok kötü olmamalı ya :/


 

Ön kısmı fırfırlı, bel kısmı lastikli oturan bir model tunik. Tam istediğim gibi durdu üzerimde de.Omuzları vatkalı...

Tunik : Şölen Butik
Şal : Armanda >Şölen Butik


Ayakkabımın kruvaze modeline vurularak almıştım. Fotoğrafta tuhaf pis bir renk gibi duruyor ama :) siyah süet
Ayakkabı : Elle


16 Ekim 2011

Bol Bol Kombin Geliyor:)

Benim birbirinden güzel, tez zamana sığan 90 takipçim ve sevgili gizli takipçilerim;)

Bildiğiniz gibi bu alemde yeniyim. Sizin ne görmek ve okumak istediğinizi bilemeden ben bu zamana kadarki postlarda böyle karışık bir yol izlemiş oldum. Blog istatistiklerine göz attığımda en çok okunan post sıralamam :

1) Alternatif var...Şölen Butik :)
2) Karşınızda Profildeki Gizemli Ceket
3)Sosyolog Zehra Görgülü...İlk adım mezuniyet

Ve çıkardığım sonuç ; benim takipçilerimin ağırlıklı olarak beklentisi moda ...

Bende karar verdim. Bundan sonra bol bol kombin var. Arada yine her telden çalarım ama dayanamam ben :)

Oturdum 10 farklı kombin hazırladım, fotoğrafladım. Önümüzdeki günlerde tembellik yapmamak için bunlar beni bir süre idare eder :) Kusura bakmayın hepsini bir postta yayınlayamam ha haaa

Gardroplar mevsim değişim ve yenilenme aşamasında. Hepimiz için durum aynıdır muhtemelen...
Bende hem toparladım, hem uzun zamandır bir köşeye atıp unuttuklarımı çıkardım. "ayy ben seni nasıl unutmuşum yawrummm diyip kucakladım" "Nasıl giysem ki?" dedim, sordum, cevapladım, güldüm, dağıttım laaa laaa laaaaaa :D

Ayakkabı-Çanta-Aksesuar ve Dış Giyim yapım aşamasındadır :)  Eksiklerime takılmayınız:P


14 Ekim 2011

Zehra Ne Okur* / İçimdeki İstanbul Fotoğrafları

İstanbul'a aşık değil misiniz?
*Aşık olacaksınız.
İstanbul'a aşık mısınız?
*Daha çok aşık olacaksınız...


12 Ekim 2011

Neler aldım bir bakalım* / Online Alışveriş

Herkese kasvetsiz sonbahar günleri dilerim...:( Çünkü ben gibi birçoğumuz bundan etkileniyoruz...

Bana gelince bu daima kararmış havadan ve hayattaki olumsuzluklardan fazlaca etkilendiğim günler yaşıyorum. Evden dışarı adım atmak dahi istemiyorum. Birkaç hafta sonra işe başladığımda böyle bir lüksümde olmayacak. Kendimden kötü durumda olanları aklımdan çıkarmamaya ve şükretmeyi de ihmal etmemeye gayret ediyorum. Benim gibi hissedenler için nacizane bunu önerebilirim.

Dışarı çıkmak istemeyen ama kendini iyi hissetmek isteyen Zehra Ne Yapar* :) Tabii ki büyük zevk aldığı online alışverişe koyulur...

Armanda İpek Şalı denediğimi ve memnun kaldığımdan bahsetmiştim. Kış için şöyle hiç kullanmadığım renklerden alayım dedim. Beğendiğim renkleri farklı sitelerde bulunca bende hepsini bir yerden değil iki farklı muhafazakar online alışveriş sitesinden almış oldum. Ama sonuç önemli, onlar artık benim :) ha ha ha

Saks - modanisa.com



Siyah-esarpavm.com

08 Ekim 2011

Kış Alışverişi / Zehra'nın Çantasında Neler Var?

Herkese merhabalar :)
Farkındayım çok ara vererek postluyorum, bu konudaki tembelliğimi atmam gerektiğinin farkındayım. Bir de işe başlıyorum zaten bundan sonra ki zamanlarda bakalım bloggerda nasıl bir performansım olacak :/

Neyse bakalım bütün bunları bir kenara bırakıp yaşayarak görelim. Sizlere söz verdiğim Terkos postunu bir türlü hazırlayamadım çünkü kıyafetlerimi fotoğraflamaya üşeniyorum :D En kısa zamanda belki yarın olabilir hazırlayacağım gerçekten.

Evet şimdi Zehra'nın kış için seçtiği en güzel ürünleri yayınlama zamanı...

MANGO

STRADIVARIUS

29 Eylül 2011

Karşınızda profildeki gizemli ceket :)

Merhabalar efendim:)
Çoooook merak edilen, sürekli sorup durduğunuz profilimdeki çiçekli ceketimle size özel bir kombin oluşturayım dedim artık. Benden kombin bekleyenlere de böylelikle selam olsun ;)

AVM otoparkları genelde aynı olur fakat Marmara Forum'un otoparkı diğerlerinden hemen ayrılıyor. Sanatsal figürlerin önünde birkaç poz..& Zehra Ne Giymiş*



21 Eylül 2011

Alternatif var....Şölen Butik :)

Merhabalar :)
Geçenlerde size söz ettiğim facebook üzerinden online alışveriş için bir alternatif tanıtmak istiyorum.
Şölen Butik...

Gerçek bir butik aynı zamanda facebook üzerinden online satış yapıyorlar. Benim gibi İstanbul'un bir ucunda ya da İstanbul dışındaki arkadaşlar için çok avantajlı oluyor.
Fatma-Sefanur Şölen kardeşlerin şirin butikleri geçtiğimiz aylarda hizmet vermeye başladı.

Adres : KAYNARCA MAH. DENIZ CADDESİ DERYA SOKAK NO:14 PENDIK/İSTANBUL



Eğer yakınsanız hem onlarla tanışmak hem de ürünleri inceleyerek alma fırsatınız olabilir.

16 Eylül 2011

Minik Dostumla Tanışın Lütfen...Sami Paşazade Sezai :)

Herkese güzel günler, kocaman selamlar...
Kısa zamanda, birkaç postla beraber blog takipçilerimdeki artış, facebook ve twitter'dan aldığım samimi yorumlar için benimle beraber burada olan sizlere çok teşekkür ediyorum:)
Hep beraber bol postlu ve keyifli vakit geçirmek dileğiyle inşallah.

Beni biraz daha yakından tanımak istersiniz belki dedim ve ara ara hayatımla ilgili küçük ayrıntıları sizlerle paylaşmaya karar verdim.

İşte bunlardan ilki...Kendisi küçük, dostluğu büyük kaplumbağam Sami Paşazade Sezai. Kısaca Sami:)


Kendisiyle dostluğumuzun miladı 2003 yılına dayanır. Canım ablamın bana karne hediyesidir. Herhalde şimdiye kadar almış olduğum en canlı ve uzun soluklu, eskimeyen hediye :D
Sami Paşazade Sezai de nereden çıktı derseniz; dostluğumuzun başlangıç zamanlarında edebiyata fazlaca meraklıydım. Ona çok eski aslında antika ve biraz da gülümsetecek bir yazar ismi koymak istedim. Ortaya bu çıktı :) İnsanız her ismi kısaltma gereği duyarız illa ki, işte kısalttık ve Sami kaldı :))


Yıl 2011... 8 yıl olmuş şaka gibi :) Bursa'da başlayan yolculuğumuz İstanbul'da devam ediyor. Bu süre zarfında gördüğünüz cam hazne kendilerinin 3.yuvası olur. Standart plastik su kaplumbağları için olan hani ortasında bir palmiye figürü ve adası olan kaplardan çıkıyordu. O yüzden 1buçuk yıldır yeni yuvasında firar edemeden yaşıyor:)

13 Eylül 2011

El/Alem Sorar...

Hepimizin hayatında varlığından pek de hoşnut olmadığımız fakat yok da sayamadığımız bir faktördür el/alem...

El/alemin her hayat üzerinde söz hakkı ve yaptırım gücü vardır. En kafa tutanı bile el/alemin karşında taş kesilir. Her konuda konuşur, herşeye müdahale edebilirler, herkesin yakınındadırlar, uzağındadırlar ama hayatında el/alem faktörü bulunmayan insan yok gibidir.

"Ben el/alemi duymam, görmem kendi hayatıma bakarım arkadaş"desenizde %1 bile etkilenmeden kurtulmanız pek de mümkün olmaz.

 El/alem sorar, el/alem eleştirir, el/alem kıyaslar, el/alem karışır, el/alem karıştırır, el/alem konuşur ve hiç susmaz...

Zehra Ne Söyler* "El/alem Ne Söyler" dedi :

Öğrenciyim
Ne zaman bitecek?
2 yıl sonra
      ....Okul biter
Eee okul bitti, iş bulamadın mı?
Arıyorum.
X'in oğlu Ybankasında...K'nın torunu T holdingte...
      ....İş bulursun
Elbiseni nerden aldın?
P mağazasından
Kırmızı da vardı niye onu almadın?
      .....Kırmızı bir elbise hediye alırsın.
Bu elbiseyi de nerden buldun?
Hediye geldi
Sana hiç yakışmamış keşke sarı alsalarmış
      .....

09 Eylül 2011

Online Almak / Online Satmak

Bir zamanlar sadece ebay'ı bilirdik. "Made in Turkey" olmadığından ve satış prosedürleri sebebiyle kendileriyle çok aktif bir ilişkimiz olamamıştı.

Şimdi ise neredeyse her yeni güne yeni bir "Private Shopping" sitesi ile merhaba der olduk.
Cinsiyetimiz gereği alışverişe olan düşkünlüğümüzü teşvik eden bir sistem bu. Sen çarşı-pazar gezme, hiç yorulma,  biz sen ne istersen kapına kadar getiririz diyen bir alaaddinin sihirli lambasındaki cin misali...Yanılıyor muyum?

Online bu sisteme güvenmeyen arkadaşlarda var çevremizde. Benim sıkça tercih ettiğim bir seçenek olarak kesinlikle öneriyorum ve hiçbir zaman bir problemle karşılaşmadığımı da açıkça ifade etmek isterim.

Öyle ise Zehra Ne Söyler* :)

Gittigidiyor TIK TIK, benim ilk tecrübem. Japonstyle kıyafetlere olan beğenim

Sosyolog Zehra Görgülü:)...ilk adım mezuniyet

Selamlar...
Blogumdaki ilk konu "bir son" oldu aslında...Okul sonu, mezuniyet günüm.

Mezuniyet demişken "Neden Sosyoloji?" o malum-meşhur soruyu cevaplamak ve önümüzdeki günlerde Sosyoloji bölümünü tercih etmeyi düşünen arkadaşlara biraz ön bilgi vermek istiyorum.

Sosyoloji bölümünü bire bir kişisel irademle ve ne olduğunu/ne yaptığını bilerek ve irdeleyerek tercih etmedim. "Üniversiteye kapak atmak" ironisine kapıldım:) iyi de yapmışım. Öyle ki dershanedeki danışman hocamın teşvikleriyle Sosyoloji tercih ettim.
İlk yıl oldukça sıkıcıydı evet. Çünkü tam olarak sosyoloji ne inceler ne yapar hedef nedir amaç nedir pek bilmiyorduk. Hocalar ve davranışları da çok tuhaf geliyordu. Ama bölüm pek entel. Yani insanın kafasının her telden şeye çalışması gerekiyor. Kent,siyaset,sağlık,antropoji,moda,dekorasyon,ticaret,tarih,coğrafya,köy,köylüler,işçiler,zenginler,fakirler,yemekler,çöp :):).....uzar gider. Tüm detaylarla ilgilenmen gerekiyor ve çok fazla kitap okuman ve çok da iyi yazabilmen... Tüm detaylarla okuduklarını ve sosyologların donelerini sıkı bağlantılar ve örneklerle sunabilmen gerekiyor. Hoca 3 soru sorar en az 6 sayfa yazmanı bekler! Eğer sen -deyim yerindeyse-her telden çalabileceğini düşünüyorsan bölümü seversin. Çünkü bolca yorum var, mesela neden kurban keseriz diyor hoca ve 2000 kelimelik bir makale istiyor ama dinle ilişkilendirmeden açıklamanı istiyor:)) Tuhaf ama çok zevkli. Amaç; spesifik, "at gözlüklerini atıp" ötesinde bakmakabilmek....

Şimdi mi? İyi ki Sosyoloji okumuşum.

Soruları olanlara yardımcı olabilirim,yazın...:)

Gelelim mezuniyet gününe:)
Harika bir geceydi 28.Mayıs.2011....



Benim unutamayacağım güzel insan Kübra "Kübi":)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
);