24 Kasım 2016

Harun 1 Yaşında *Doğum günü organizasyonu

Benim için en bomba güne geldi sıra.
Harunun artık 1 yaşı oldu:)

İnsanın inanası gelmiyor bu vaktin nasıl geçtiğine... O zor günler yaşarken hiç geçmez gibi gelse de o anda bile zaman su gibi akıyor. 
Kıymeti bilinmeli değil mi tek bir saniyenin bile... Hiçbir anın tekrarı yok. Hele ki inanılmaz bir değişime şahit olunan ilk 1 yılın...

Onun hayatımıza katılmasıyla birlikte ne büyük bir değişim yaşadık aslında ama çok tanıdık ve daha önceden sanki bildiğimiz bir hayata başladık. Acemilik hep vardı ama yabancılık çekmedik. 

İyi ki geldi, Allahım ona ve tüm evlatlarımıza sağlıklı hayırlı bir ömür yaşatsın.



***

Bazıları ilk yıllardaki

08 Kasım 2016

Harun 1 yaşında *pasta patlatma :)

Smach cake yani pasta patlatma bizde yeni yeni trend olmuş bir etkinlik.
En çok da Harun ne yapar, nasıl dokunur ve şaşırır diye yapmak istedim. Kutlamamızdan 1 gün önce de bu etkinliği yaptık. 


Gel gelelim Harun bir türlü gülmedi ve pastaya bir kez dokunduktan sonra dokunmak istemedi. Sanırım tiksindi:/ O yüzden

03 Kasım 2016

Harun 1 Yaşında *1 yaş çekimi

Şimdi sizi baldan tatlı fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum.



Öncesinde bu çekime dair minik notlar paylaşayım.
Harun'u Furkan ve benim dışımda güldürmek pek mümkün olmuyor. O yüzden çekimi

24 Ekim 2016

Bebekle Tatil / ALAÇATI *Balambaka Otel

Yeni post bayram sonrası derken hayli ara vermiş oldum. Malum Harun'un doğum günü de bayram sonrasına kalan büyük işlerimden biriydi:)
Bir de misafir trafiği yaşadık. Sonrasında bismillah dedim ve ciddi bir sağlıklı yaşam yoluna girdim, haydi hayırlısı. Sağlıklı yaşam işi pek çaktırmasa da vakit alan bir durum. O yüzdendir,  blogda bekleyen sayısız başlık varken yazmaya vakit bulamayışım:)

Neyse bu sağlıklı yaşam konusunu başka bir yazıma bırakıp, bu yaz ikinci rotamız olan Alaçatı maceralarımızdan bahsedeyim. Yalnız hazır olun yazacaklarım fotoğraflar kadar güzel olmayacak...



Bodrum'daki full memnuniyet ve tatminin üzerine Alaçatı tam bir hayal kırıklığı ile başladı.
Otele vardığımızda Harun uyuyordu. Donuk bir karşılama sonrası

09 Eylül 2016

Bebekle tatil / BODRUM *La Brezza Suite & Hotel



Herkese merhabalar:)
Tatil yazılarım istatistiklerde genelde en çok okunanlar arasında yer alıyor. Özellikle bebekli olunca daha da artış oldu okumalarda ve sorulanızda. Mümkün olduğunca geç de olsa herkese dönüş yapıyorum. 
Bu yazacaklarımla ilgili de aklınıza takılan olursa yine seve seve cevaplarım şimdiden buraya not düşelim.


Eveet bebekli tatilin açılışını aslında daha önceki yazıları okuyan arkadaşların bildiği gibi Sapanca'da yapmıştık, Harun 8,5 aylıkken. Okumamış olanlar buradan TIKlayıp okuyabilir.
O yazımda bebekli tatil valizinde olması gerekenleri yazmıştım. Buraya ayrıca eklemiyorum.

Şimdi Harun 1 yaşında ve ikinci tatilimiz başlıyor :) 

Uçak mı araba mı? 
Eşyalarımız çok olur ve orada da rahat gezeriz düşüncesiyle arabamızla yola çıktık. İlk durağımız Bodrum'du. Neredeyse 11 saat sürdü varışımız. Dur-kalklar dahil tabii. 
Harun pek etkilenmedi çünkü gece yola çıktık. Uyanmaması bir avantajdı. Yolun büyük bir kısmı o uyurken geçti. Lakin uyanınca onu o koltukta tutabilmek çok zordu. 

Harun'u uyanıkken otokoltuğunda nasıl tuttum? 
Oyuncaklar, pet şişe, gözlük, kaşık, poşet, mandal ve hatta damacana kapağı bile vardı acil durum kitimde. Çubuk kraker de yine güzel oyalayan bir parça. Şarkı söylememle rahatlıyor, o yüzden sesim bile kısıldı. 
Pepe'den başladık, kırmızı balık, sar sar makarayı, postacı geliyor, mini mini bir kuş, birgün birgün bir çocuk vs. ne varsa repertuarda:)

Çok şükür öyle ama böyle vardık otelimize. 
Otele geçmeden başımıza gelen bir talihsizlik,

13 Temmuz 2016

Çarpı işi bebek panomuz / Bebek anı çerçevesi




Harun 5 aylıkken tamamladığım bu çalışmaları henüz fotoğraflayıp paylaşma imkanım oldu.

Hamilelik malum uzun ve pek geçmek bilmeyen bir dönemdi. İşte o aralar bebek odaları ile ilgili fikir edinmek için pintereste fazlaca takılıyordum. Çok beğendiğim anı çerçevesini doğumdan sonra hemen uygulamak istedim.

Tanıyanlar bilir beni, hatıralara resmen takıntım var. Eskide yaşıyor gibiyim hep, etrafımda hatırası olan bir şeyler olmalı, fotoğraflar olmalı mutlaka. Böyle daha mutlu hissediyorum.
O yüzden Harun'a özellikle hatırlayamayacağı bu güzel dönemden çok özel anılar bırakmak istedim.

Zevkle hazırladım. Malzemeleri de paylaşacağım, kısaca yapımdan da

19 Haziran 2016

Bebekle tatil (8,5aylik) / NG Güral Sapanca

Ramazan başlamadan hemen önce ufak bir mola verip sıkıştırılmış bir tatil yapalım dedik. Ve bu tatil Harun'un ilk tatili oldu.







Instagram'da fotoğraflarla yer vermiştim. Ama bebekli tatille ilgili ufak da notlar yazayım burada bulunsun ve işi düşen faydalansın dedim :)

Nereye gittik? 

08 Haziran 2016

Ek gidada Kofte, pancake, mücver mucizesi (+8 ay)


Harun'un 9.ayına 2 gün kaldı. Instagramda takip eden arkadaşlar bilirler, doktorumuzun 7.ayda başlamamızı istediği kıymaya bir türlü başlayamamıştık. Yani başladık ama tüm denemeler hüsranla sonuçlandı.
Harun ek gıda dönemi başladığından bu yana beni zorlamadı gerçekten. Gayet sakin şekilde yaptıklarımı aç olduğu müddetçe yedi. Ama bu kıyma işi onu da beni de perişan etti.

Doktorumuz çorbaların içine haşlayıp kıyma karıştırmamı ve bu şekilde tüketmesi gerektiğini söyleyince bende sadece tüm denemeleri çorba ile yaptım.

Her seferinde öğürdü. Doktorumuz öğürürse devam etmeyin 1 hafta ara verip tekrar deneyin dedi. dediğini yaptık ve tam 5 hafta bu şekilde devam etti. Harun her seferinde öğürdü ve artık boş kaşığı grünce bile öğürmeye başlamıştı. Gerçekten çok kafama takıyordum. Her zaman rahat olmaktan çok takmamaktan yana olmama rağmen. Çünkü 5 hafta uzun bir zamandı ve akran birçok bebek bu şekilde kıyma tüketiyordu. Gıdasız kaldığını düşünüp çok çok üzüldüm.

Taa ki aya göre bebek tarifleri paylaşan birkaç kişide 8.ayda pancake, sebzeli ve kıymalı köfteler, mücver tarifleri görene kadar. Ve baktım ki bu tarifleri tek dişli, iki dişli bebekler bile

11 Mayıs 2016

Bebek arabası seçimi ve alternatifler

Bu başlığı uzun zaman önce açtım aslında ama özellikle beklettim ve yazmadım. Çünkü bebek arabasını hem puset hem de oturma parçası ile kullanıp daha fazla deneyimlemek istedim. Bir de malum kış aylarıydı havalar pek iyi olmadığı için avm dışında kullanmamıştık. Tabii o kullanmalar da Harun hiç ama hiç durmak istemediği için daha çok eşya taşımak için oluyordu. Ve kumaş kalitesini de test etmek için en az bir kez yıkadıktan sonra yazmak istedim. Bu arada instagramdan çok fazla dm geldi, memnun olup olmadığımı öğrenmek için. Az çok cevapladım ama bu çok daha detaylı bir yazı. İnşallah yorumumu bekleyenlere ve kafası karışmışlara zamanında bir bilgilendirme olur.



*Harun 5.ayını devirdikten sonra havalar biraz daha güzelleşti. Açık havada gezintiler yapabildik.
*6.ay ile birlikte oturma parçasını kullanmaya başladık.
*Harun'un 6.ay itibari ile huyu suyunda çok çok iyileşme oldu, bebek arabasında oynayıp, uyumaya başladı. (maşallahı aman unutmayın)

Böylelikle bebek arabamızı daha objektif değerlendirme

23 Nisan 2016

Uyku eğitimi ve kendi odasında uyuma



Bir bebeğin büyüme aşamasındaki en en en zor süreçlerden biri uyku düzeni bence...
"Her bebek başkadır" sözü üzerinden de gitsek ortak olan nokta her bebeğin kendine has uyku sıkıntıları olduğu.

Doğmaları ile başlayan ve bazen aylarca bazense yıllarca devam edebilen içinden kolay kolay çıkılıp çözülmeyen bir mesele...Hele ki tecrübeli bir anne değilsen...

Yolun başında olanların içini karartma yazısı değil tabii ki, benim için bir mucizenin yazısı bu...

Çünkü bahsedeceğim Harun'un 7 aylık uyku macerası ve mutlu son.

Harun'u eve getirdiğimiz günden beri karnı doyduktan sonra yerinde mışıl mışıl uyuyan bir bebek olamadı. Ne pışpışlar, ne kucaklar, ne ayakta sallamalar, ne beşikte sallamalar...Her seferinde başka bir türlü uyudu.

Ama tam bir tavşan uykusu...Kıpırdatsan uyanır, parkedeki boşluğa kazara bassan çıt dese uyanır, evde misafir varsa yandın, yatağına uzanırsın gıcırrr sesi çıkar uyanır, ışık kapatırsın tık sesine uyanır, kapı çalar uyanır, sifon sesine uyanır, su sesine uyanır, kaşık tabak sesine uyanır falan filan uzaaaaaaaaaaarrr gider... Ne çektiğimi ancak bunu yaşamış ve yaşayan anneler anlar.

Herkesin bebeği ana kucağında kalabalıkta, onca gürültüde gık demeden uyurken, Harun'un çıt sesine uyanması bize çok yorucu günler yaşattı. Sese alıştırmadın muhabbetini herkesten dinlemek zorunda kalmamın sebebi işte...Bu bebek eve geldiğim günden beri böyle dedim ama kimseye anlatamadım.

Doğduktan 15 gün sonra

22 Nisan 2016

Bebek çorbası tarifleri +6 ay

7. ayın içinde olduğumuz bu günlerde 6.ayda Harun'a hangi çorbaları yaptığımı ve detayları paylaşacağım.

Ek gıda günleri başlamadan hatta hamilelik zamanlarımdan araştırmaya başlamıştım daha önce de yazdığım gibi. Tabii belli başlı kurallar hariç her annenin bebeğine uyan yoldan gittiği ve motamot bir tarif ya da yöntem kullanmadığını gördüm.

Pancar Çorbası


Yani sebzeleri organik alan da, köyden bulan da, pazardan alan da var...sebzeleri et suyunda haşlayan da, normal suda haşlayan da, buharda pişiren de var, ya da çorba makinelerinde hazırlayanlar da...
Kim doğru kim yanlış diyemeyiz tabii ki... Dediğim gibi her annenin inandığı bir yol ve yöntemi var.

Önemli olan mesele evde yemek yapar gibi paniklemeden ve belli başlı kuralların da dışına çıkmadan hazırlayabilmek.

Neden böyle diyorum çünkü ilk denememde misafirlerime sofralar kuran ben, buharda pişirdiğim sebzeleri yaktım. Panik iyi olmuyor anlayacağınız. Mümkün olduğunca rahat olmalı insan. Her kafadan çıkan öneri ve tavsiyeler dinlenmeli ama yine de kafa karışıklığı oluşturmasına da izin vermemeli.


6.ayımız Mart ayına denk geldiği için çok da bol mevsim sebzesine denk gelemedik.

Mart ayında bulabildiğim ve uyguladığım mevsim sebzeleri :

Bal kabağı
Pancar
Kereviz
Enginar
Yer elması
Brokoli

6.ay için çorba uygulamamız şu şekilde...

08 Nisan 2016

Ek gıdaya başlarken / 6.ay

Ek gıda dönemi yaklaştıkça uçuş uçuş olur içimiz. Bebeğin büyümesi ve artık yemek yemeye başlaması bir mucize gibidir.
Hayal ederiz, sabırsızlanırız.



Ama öncelikle ek gıda dönemine mutlaka doktor onayı ile başlanmalı. Çünkü bebek anne sütü ya da formül süt dışındaki besinleri sindirecek enzimlere sahip olması gerekiyor bu dönemin başlayabilmesi için. İşte bu enzimlerde bebekte 4-6 ay döneminde tamamlanıyor.
Ek gıda dönemi ile ilgili sayısız kitap, video, yazı bulmak mümkün. Olabildiğince doğru kaynaklardan okumak lazım ve bilgiyi süzmek lazım. Ağırlıklı olarak söylenmiş olanları not etmek
lazım.


10.Eylül doğumlu Harun’un ek gıda dönemi 12.Mart’taki doktor kontrolümüzle başlamış oldu. Harun 6 ayı doldurdu. Bazı doktorlar bebeğin gelişimi olması gereken ayda olmadığında 4 ve 5. Ayda da ek gıdaya başlayabiliyor. Ama bizim gelişimimiz ilerde olduğu için doktorumuz 6. Ayı beklemeyi tercih etti.

Bize ek gıda dönemi 6.ayda yapmamız gerekenleri aktardı. Bende onun anlattığı ve uyguladığım haliyle 6.aydan 7.aya neler yaptık sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ek gıda dönemi 6. Ay ile sınırlı değildir, 6-12 ay arası kademeli bir dönemdir. Bebek bir anda değil yemek yemeye ve farklı besinlere kademe kademe alıştırılır. 1 yaşını dolduran bebek artık aile ile masada yemek yiyebilecek durumdadır.

Ek gıdadaki yiyecekler bu dönemde bebeğin ana öğünü değil ara öğünüdür.

Bebek istemediğinde
zorlanmamalı ve istediğinde de istediği miktarda yemelidir.

Bebeğin istemediği durumda o besin bebeğe unutturulmalı. 3 gün-7 gün- 14 gün- 1 ay sonra tekrarlanacak şekilde tekrar denenmelidir.

Yiyeceklere 1 yaşına kadar tuz, şeker,salça vs katkı maddeli ilaveler yapılmayacak. 1 yaşına kadar alerji riski yüksek olan tropikal meyveler verilmemeli. Yine inek sütü ve bal da verilmemesi gerekenler arasında.


6.ayda başlanacak ilk kademe

22 Mart 2016

Ek Gıda Dönemi İhtiyaç Listesi

Ek gıda dönemi işe yarayacak parçaları derlediğim bir yazı yazmak istedim. Ek gıda dönemi başlamadan önce hummalı araştırmalar yine anneleri bekler çünkü.

Bende bu araştırmalara biraz abartıp hamilelikten başlayanlardanım. Blw yönteminden tutun, hangi ayda hangi besinler, ek gıda dönemi ihtiyaç listeleri, kullanışlı ürünler,alerjik besinler, yasaklı besinler vs. bir dolu araştırma yapmıştım. O dönemde daha karnımda olduğu için ve henüz yeni birçok süreçten geçeceğimiz için okuduklarım daha çok kafa karışıklığına sebep olmuştu. Tabii dönem yaklaştıkça tekrar tekrar okuyarak bilgileri güncelleyip, sindirmiş oldum.



Gelelim bu dönemde neler aldım, hangileri hangi dönemde daha sık kullanılacak, nereden aldım ve neden tercih ettim sorularının cevaplarına...

10 Mart 2016

Kanguru Seçimi (Gerekli mi Gereksiz mi)

Hamilelik sırasında kanguru konusunda gel-gitler yaşıyordum. Hem bebek arabası varken çok gerekli gelmiyordu gözüme hemde erkek bebekte kullanımıyla ilgili olumsuzluklar okumuştum.

Harun doğduktan sonra sadece kanguru konusunda değil genel olarak birçok yazan şeyin bebeğe göre değiştiğini ve ön yargılı yaklaştığım birçok konuda da lafımı yemek durumlarında kaldığım doğrudur.

Harun'a büyük bir hevesle aldığımız bebek arabasında asla ve asla durmak istememesiyle beraber ben cinnet noktalarına varmıştım. Harun durmadığı için evden çıkmak istemiyorduk ve bu durum da, benim haftada bir günden ibaret olan deşarj olma vaktimi elimden alıyordu.

Her bebek, bebek arabasını sever sanıyorduk ama öyle değilmiş. Az da olsa Harun gibi arızaya bağlayanlarda varmış:)

Böylelikle çok gerekli bulmadığım kanguru konusunda acabalarla beraber bir araştırmaya koyuldum.
Tabii zaman su gibi akıyordu ve Harun 3 aylık olmuştu bile.



Benim için en önemlisi erkek bebekler için
kullanılabilen bir kanguru olmasıydı. Malesef tüm kangurular kullanılamıyor.
(Erkek bebeklerin bacak arasına vücut ağırlığının binmemesi gerekiyor. Bu yüzden yürüteç, hoppala ve bacak arasına giren kangurular erkek bebekler için önerilmiyor.)

Benim araştırıp bulduğum 3 marka var

02 Mart 2016

Son moda: Çekik gözlü dadılar

Son zamanlarda belki sizlerinde dikkatini çekmiştir bu yeni akım...
İstanbul'un önde gelen semtlerindeki avm ve restoranlarda boy gösteren anne-baba-çocuk ve dadıdan oluşan marjinal çekirdek aileler.

Başlarda pek anlayamamıştım. Daha sık karşılaşıp, gözlemleyince anladım ki o aileye bir dadı eşlik ediyor. Yani evet hali vakti yerinde olan ailelerin çocuklarına dadı tuttuğu zaten süregelen bir şey. Ama geçmişte dadılar evdeyken şimdi sosyal hayatta boy gösterir olmuş.





Birkaç örnekle devam etmek istiyorum.

*Arap aile tatilde akşam yemeğinde, anne-baba ve

18 Şubat 2016

Bebek Mevlidi Hazırlıklarımız

Doğumdan 43 gün sonra bebek mevlidimizi yaptık. Allah kabul etsin.

Bebek görmeye taksit taksit gelmeler insanı o ilk günlerde yorabilir diye düşündüğümden herkesi bir seferde ağırlamak hemde Harun'un hayatına bol dualı bir başlangıç yapması için iyi olur diye düşündüğümden bebek mevlidimizi kendimi biraz toparlayınca çok gecikmeden yapmak istedim

Organizasyonun detaylarını doğum öncesi düşünüp hazırlamıştım. Zaten evde çok kalabalık olmayan bir oturma olacaktı. Bu tarz ıvır zıvır hazırlıklara bayıldığım için neyi nasıl yapalım, neyden kaç tane koyalım, nereden alalım, üzerinde ne olsun vs. beyin fırtınası yaptıktan sonra malzemelerimi toparlayıp, muhakkak zamana yayarak (hamileyken enerji çok yüksek olamıyor, mutlaka dinlenmeli)
tamamladım.

İçimede sindi yaptıklarım. Bu konuda fikre ihtiyacı olan arkadaşlar için nasıl oluşturduğumdan kısa kısa bahsedeyim.

50 kişilik bir hazırlık yaptım. Zaten 50 üzeri hem evde bu organizasyonu yapmak hemde hediyelikleri hazırlamak pek kolay olmaz.
Bu hediyeliklerin dışında klasik mevlid menüsü sunduk. Tavuklu pilav, ayran ve baklava.


                          
Kuş kafesleri : Eminönü Tahtakale
     Doğal rafya : "malzemedeposu" ig hesabı
Kokulu taş mint ve mavi kuşlar: ig'de bir hesap ama hatırlayamadım.
Mavi kalpli kurdele:"malzemedeposu" ig hesabı
Kesik inci: "malzemedeposu" ig hesabı
Sıralı çiçek:"malzemedeposu" ig hesabı

09 Şubat 2016

Emzire(meye)n Anne!



Emziren anne, sen çok yaşa e mi?
Örnek annesin, bir tanesin, eşsizsin, bilgesin. 

Emziren anne, sen iyi ki varsın. Sen olmasan şu yazımın bir konusu bile olmazdı!!!

***

Lafım sadece anne sütünün her kadında bol bol olan birşey olduğunu düşünen herkese...Kadına, erkeğe, konuya,komşuya,arkadaşa,dosta,el aleme...

Konumuz lohusalığı lohusalık yapan baş konu...

Konumuz, olanın göğsünü gere gere çıkarıverip bebeğinin ağzından taşan sütleri gözüne gözüne soktuğu, olmayanınsa saklı gizli yerlerde kimselere görünmeden işi bitirmenin aman bu sefer doyar inşallah dilekleriyle içine ağladığı konudur...

Konumuz ha bre rezene içmek, bir fil gibi su içmek, kim ne dese onu içmek, kime ne yaramışsa onu yapmak...

Konumuz sürekli kem küm yaparak sütünle ilgili açıklama yapmak zorunda olmak.

Konumuz evde birileri varken köşe kapmaca oynayarak mama yapmak,

Konumuz süt sağma makinesinin kocaman biberonunun dibinde bir iki yudum süt görmek,

Konumuz 40dk boyunca emen bebeğin

03 Şubat 2016

Bebek eşyaları yıkama,ütüleme, hazırlama / Bebekli evde kurutma makinesi

33.haftayı devirdikten sonra artık yavaş yavaş alışverişlerimiz bir açıdan da ağırlaştığımız için son bulmuş olacak.
Artık bu vakitten sonra öncelikle hastane çantasının hazırlığı ardından da aldığımız bebek eşyalarının hazırlanması ve bebeğin dolabına yerleşimi var.

Hastane Çantası yazım için TIK TIK.



Aslında her aşaması gibi çok keyifli bir bölüm bu da. Ama yine son zamanlardan dolayı enerjimiz oldukça düşük ve bu tarz işleri yine yakınlarımızdan yardım alarak yapmamız bir nebze daha kolaylaştıracak.

Neden bu işi sona bırakıyoruz, daha önce enerjimiz yüksekken neden yapmıyoruz? diye sorabilirsiniz. Çünkü bu ürünler bebek kullanacağı için steril olmalı ve bebeğin doğumuna ne kadar yakın zamanda yapılırsa o kadar steril halini kaybetmemiş olacak bu eşyalar.

Peki nereden başlamalı, nasıl yapmalı?

Öncelikle

29 Ocak 2016

Instagram'daki sahte yüzler...

Bu hesabımı yeni açtım biliyorsunuz.
Bir önceki ani gidişim ve sebeplerini de bu yazımda yazmıştım.



Yine delleniyorum ama!!!

Harun'la beraber artık ilgi alanım biraz yön değiştirdi. Hamileliğimle beraber blogger anneleri, hamile anneleri, yeni anneleri takibe koyuldum. 

Aynı dönemde birkaç hafta önden ya da arkadan gelen hamile kişileri takibe almıştım. 

Hangi haftada neler yaşıyorlar, nerelerden neler almışlar, ne gibi sorunları var, nasıl, ne zaman doğum yapacaklar vs. sebeplerle takipteydim.

Tabii insan bir süre sonra alışıyor. Sanki onlar gerçek arkadaşınız gibi oluyor, doğumları, bebekleri ve sonrasında yaşadıkları insanı gerçekten heyecanlandırıp, mutluluklarıyla mutlu olmaya başlıyorsunuz.

Yine bir yere kadarmış tabii. Ben fazla gerçek ve samimi yaşıyorum instagramda ne yazık ki.
Takip edenler samimiyetimden hoşnut fakat ben takip ettiklerimden yana aynı hoşnutlukta olamıyorum.

Lafı fazla uzatmadan rastladığım birkaç örneği paylaşmak istiyorum.

13 Ocak 2016

Hediyeleşmek miydi yoksa evdeki fazlalık temizliği mi?

Hayatta herkes zayıf noktaları, düşkünlükleri, önem verdiği yani bir takım hassasiyetleriyle imtihan oluyor. Darılmaca gücenmece yok ama toplumda çok yaygın olan bir şeyden bahsetmek istiyorum.


Hediyeleşmek neydi?
Sünnetti.
Gönül almaktı.
Gönlü hoş etmekti.
Yüzü güldürmekti.
Kendini özel hissetmekti.
Değerli olduğunu bilmekti.

HAYIR BUNLAR YANLIŞ CEVAP....

Hediyeleşmek, beğenmediğin bir şeyi elden çıkarmaktı.
Hediyeleşmek, çekyat altındaki tozlu zuladan bir tane çıkarıvermekti.
Hediyeleşmek, birkaç gün kullanıp kenara koyduğunu sarıp getirivermekti.
Hediyeleşmek, Y ürünü X kutusunda T poşetinde kakalamaktı.
Kısaca hediyeleşmek evi temizlemek gibi birşeydi.

***

Hediyeye verdiğim önem yıllar öncesine dayanıyor

07 Ocak 2016

2 gün süren Hamilelik ve Harun'un haberi...

Evlilikte 2 yıla, beraberliğimizde 7 yıla doğru gidiyorduk. İkimizde çocukları sevsek de bu konuyu pek dillendirmiyorduk. Bizden sonra evlenen arkadaşlarımızın yavaş yavaş bebek haberleri düşmeye başladıkça bizim de içimizde hafiften kıpırdanmalar başlamıştı.

Evimiz küçük ve kiradaydık. Yani koşullar öyle çok da uygun değildi bize göre. Yine de içimize bir kıvılcım düşmüştü artık...
2014 yazında hummalı bir ev arama sürecine girdik. Kira günleri bitmiş ev sahibi olacaktık. Bütün odak noktamız bu olmuştu. İstediğimiz gibi bir ev bulmak ve taşınma süreci başlı başına yorucu ve detaylıydı.

Evi bulduk, başladık hazırlıklara. Bir yandan yeni ev için alışverişler bir yandan da ev toparlama derken çok yorucu günler geçirmeye başlamıştım. Eylül ayıydı, kışa kalmadan, bayram gelmeden işleri bitirmeliydim.

Akıl baştan gitmiş motor takmış gibi çalışırken adet tarihim geçmiş. Şaşırdım...Yorgunluktan mı acaba diye bir şeylere yormaya çalıştım. Bekledim ama bir yandan da içime bir şüphe düşmüştü. Acabaaa? dedim kendi kendime. Hemen eczaneden test aldım, titrek titrek yaptım. İkinci çizgi silik çıkmıştı. Ama net çıkarsa pozitif olduğu yazıyordu. Nasıl ya dedim interneti taramaya başladım. Silik çizginin de birçok kişide pozitif sonuçlanmış olduğu yazıyordu.

Ayak ucumdan yüzüme doğru bir sıcaklık yayıldı. Hamile miydim şimdi? Nasıl yani? Ne zaman? Neden? diye sorular aktı zihnimden.
Yeni eve yeni bebek mi oldu şimdi yani. Tam da istediğim gibi olmuştu. Hep bir ev ve evlat için dualar etmiştim. Allah ikisini bir nasip etmişti işte.

Ayaklarım yerden kesildi. Furkan'a bir yanım söylemek bir yanım da saklamak istiyordu. Dayanamadım öyle sürpriz falan da yapamadım. Pattt diye patlattım. Şok oldu benim gibi. Çünkü istiyorduk ama beklemiyorduk. Havalara uçtu sevinçten.

Ama testin silik çıktığından, kan testi de yaptırsak daha kesin olacağından bahsettim. Kurban Bayramı Arefe günüydü. Hemen en yakın hastaneye gidip Beta-hcg kan testi yaptırdık.
Değer 50 üzerinde çıkarsa hamileydim. 252 çıkmıştı.

Kesindi işte. Hamileydim. Kız mıydı acaba? Erkek miydi? Benimdi ama içimdeydi.
Ne yapacağımızı şaşırdık. Şaşkın şaşkın gülümsemekten başka birşey yapamadık.

Ertesi gün bayramdı. Kahvaltıda Furkan'ın ailesiyle birlikte olacaktık. Bayramın 3. günü de Bursa'da bizimkilerle...Onlara bayram hediyesi olarak bu haberi verelim dedik. Hayatımızdaki en büyük hatayı yaptığımızı kim bilebilirdi....

Kahvaltıda Furkan heyecanla söyledi. Bizim kadar sevinirler sanmıştık. Kimse öyle beklediğimiz tepkileri vermemişti. Bozulduk, birbirimize çaktırmadık.
Ufak tefek ima ve laflar beni üzmüştü hatta.
"Bizim zamanımızda hamileler karnını gizlerdi, karnı belli olunca herkes anlardı hamile olduğunu şimdi ortalıkta söyleniyor"

Ben hep bu tarz sözlere muhattaptım. Bu mutluluğumu gölgelemelerine izin vermemeliydim. Vermedim. Eve gidip sevincimize devam ettik.
Bayramın ikinci günü kayınvalidemde etleri pay edip, kesecektik.
Akşamüstü tuvalete gittim orada. Kan gördüm. Soluğum kesildi o an. Hani kabus görürken bağırmak istersin sesin çıkmaz ya. İşte o haldeydim. Konuşamıyordum.
Furkan oturma odasında tekti. Yanına gittim el kol hareketleriyle anlatmaya çalıştım. Telaşlandı ne oldu ne oldu diye bağırmaya başladı. "Kan" diyebildim...

Üzüntümü, zayıflığımı kimse görsün istemedim. Yerin dibine girdim, korku, utanç, mahcubiyet.... Sanki birine söz verip tutamamıştım. Sanki o yediğim laf, bir paket halinde tekrar önüme gelmişti.
Furkan dışında kimse yanımda olsun, beni görsün istemezken, o da telaş ve korkudan annesinin de bizimle hastaneye gelmesini istedi.

Ben bitmiştim ama artık daha da çok bitmiştim. Ağlama krizi geldi. Kendimi durduramamaya başladım. Kalp atışlarım arttı, nefesim kesilmeye başladı. En istemediğim şey zayıflığımın, üzüntümün deşifre olmasıydı ve şu an bu oluyordu.

Doktora girdik, tam bir gerizekalı doktora denk gelmiştik. Bana sus da anlat neden ağlıyosun diye bağırıyordu. Sonra ultrasonda bakıp "burada kese falan yok" diye bağırdı. Kayınvalidem de "kese yokmuş, hamile değilmiş" diye Furkan'a söylüyor duyuyorum. Kulaklarım uğulduyor, yok olmak istiyorum o an.

Sonra Furkan kan testi yaptırdığımızı ve sonucunu söylüyor, o da gebelik başlangıcında kese görünmez tekrar test yapılsın diyor. Eğer değer iki katını aşmışsa hamilelik devam ediyor. Eğer düştüyse kimyasal gebeliktir. Düşük yapıyorsundur diyor....

İşte hayatımda duyduğum ve asla kimsenin yüzleşmesini istemeyeceğim acı dolu cümlelerdi bunlar.

Elim yüreğimde değerin yükselmesi için dualar ederek kan verdim.
Sonuç 102'ydi. Evet 252'nin altına düşmüştü. Ve düşük yapıyordum...

Hamile değildim artık. 2 gün süren rüyam

05 Ocak 2016

Bebek Alışveriş Listesi

Veee işte çok beklenen yazımıza geldi sıra....
Hamilelikte en keyif alınan ikinci kısım da bu işte:)
Zaten varlığını hissettiğimiz andan itibaren içimizi hop oturup hop kaldıran o mucizenin, cinsiyetini öğrendiğimiz anla beraber duygularımızı artık dizginlenemez bir hale getirmesi...



İşte bu coşkuyla "ayyyyy çok tatlı, ayyyy bu çok sevimli, ayy bunu ben yerim..." vs iç çekişleriyle bir alışveriş canavarına dönüşmemek için öncelikle yapmamız gerekenler var.

Ben alışverişlerimde küçük çaplı ya da büyük çaplı olsun hep liste yaparım. Böyle bir alışkanlığım var ve gerçekten de çok faydası oldu hep. Özellikle evlilik alışverişim bu yüzden çok kolay ve keyifli geçti. Sizlerle de paylaşmıştım listemi ve şu an blogumda en çok okunan yazı olmuş:)
Bebek alışverişimiz için de içim içime sığmasa da, hatta cinsiyeti öğrenmemiz taaa 21. haftaya kalmış olsa da yine de kendimi tuttum.



Bol bol araştırma yaptım. Ürün yorumu okudum. Bloglardaki tecrübeli annnelerin yazılarını, instagramda annetavsiyesi etiketi ile sürekli bilgi biriktirdim ve en sonunda hepsini bir süzgeçten geçirdim. Geriye kalanlarla da dolu dolu bir alışveriş listesi oluşturdum.



Haydi bismillah başlayalım. Markalara ve nereden aldığıma da yer veriyorum, bu konuyla ilgili yardım bekleyen çok anne adayı var çünkü.

ANA PARÇALAR
Bebek Arabası ve Ana kucağı            e-bebek (Concord Neo 2015)
Kanguru                       Mom Fort Baby
Bebek Odası                www.erolmobilye.com (Belis Country)
Beşik                 İdil Baby Mamino 




29 Aralık 2015

Country Bebek Odası // Dekorasyon

Hamilelikte en güzel iki bölümden birindeyiz.
Bebek odası hazırlama... 
Özellikle ilk bebekse içimizdeki hevesi anlatabilmek çok zor. Herkesin imkanı ölçüsünde bebeği için özel bir hazırlık içinde olması, bunun için günlerce araştırma yapıp, gezip, kafa yorması, insana kendini hiç de yorgun hissetirmeyen aksine zevkle yaptığı zamanın nasıl geçtiğini anlamadığı zamanlarmış.


Bebek odası hazırlığına ne zaman başlamalı? 
Bebek ilk 6 ayı anne yanında geçireceği için hemen bir oda hazırlığı yapmayanlarda var elbette. Evde boş odamız vardı ve ben içimdeki hevesi durduramadığım için hemen hazırlamak istedim. Tabii ki cinsiyeti öğrendikten sonra ufak ufak cinsiyet üzerinden araştırmalara başlayabiliriz. Bazıları 12. Haftada cinsiyet öğrenirken ben 21.haftada öğrenmiştim. Tabii bu kadar gecikince ben de öncesinde araştırmaları yapıp, öğrendikten sonra karar sürecini hızlandırabilmiştim. 
Mobilyanın 1 ay kadar havalandırılması gerektiği için karar aşamasında çok oyalanmamak gerek.




Bebek odası için önemli hususlar? 

17 Aralık 2015

Lohusa ne ister?

Fotoğraf www.kadıkoyanneleri.com'dan alıntıdır.

Evet lohusalık diye bir gerçek var.
Yoksa siz bunun gerçek olmadığını mı düşünmüştünüz...

Ahh ahhh... Hayat aslında hamileliğin son günlerindeki o özlem, sabırsızlık ve heyecanla kalabilseydi. Ama olmuyormuş.
Lohusalık başlı başına bir bunalımmış meğer.

İçinizi karartmak istemem, eminim aşağıda yazacaklarımı yaşayıp bu girdabı sorunsuz atlatan şanslılarda vardır aramızda. 

Demem o ki inşallah bu yazıyı anne adayı arkadaşlar değil de, çevresinde anne adayı olan kişiler okur, baba adayları okur, kayınvalideler okur, anneler okur, görümceler, eltiler, yengeler ve komşular okur. 

Doğum şaşkınlığı ile hastane günleri bitti ve eve geldiniz. Ve başladı lohusalık...

Başınıza kuru bir kalabalık üşüştü önce, sanki bir işe yaramak için gelmişte aslında zararından başka birşeylerini görmediğiniz bir kalabalık. Ve her kafadan bir ses çıkar... 

Gelin o sesleri dillendirelim :

-öyle gezme sütün üşür, yere basma sütün üşür, o ince sütün üşür, onu içme sütün üşür,sütün kesilir..........vb. 
Lohusa ne anladı? 
*Ben bir inek olabilirim, aslında önemli olan ben değilim. Tek önemli olan sütüm. Süt süt süt... İnek oldum ben anne değil.

- lohusanın mezarı 40 gün açık kalırmış.
Lohusa ne hissetti? 
*ben ölücem galiba, ölür müyüm acaba, 40. Gün ölsem bari bebegimi biraz görürdüm, ben ölünce bebegime kim bakıcak, bunu söyleyen kişi mezarıma gül dik e mi? 

-aranıyor aranıyor, bu çocuk aç!!!!!!!!
Lohusa ne hissetti?
* Ne kadar işe yaramazım ben, çocuğumu doyuracak sütüm bile yok. Kendimden nefret ediyorum ben ne biçim bir anneyim. Herkesin sütü var benim sütüm yok.

-öyle tutma beli çıkar, öyle yatırma kafası yamuk olur, öyle koyma kusup boğulur, öyle öyle öyle....
Lohusa ne anladı? 
*ben ne beceriksiz, ne bilgisiz, ne kadar ahmak gerizekalı bir anneyim. Ben anne miyim yaa, bana da anne denir mi? Bebeğimi tutmaktan bile anlamıyorum. Birileri beni ve bebeğimi gözetlemese kimbilir bebeğimi öldürebilirim bile. 

-falanın bebeginin kilosu... Filanin bebeginin gazi... Komsununkinin agzi... Akrabaninkinin tuzu vs.
Lohusa ne hissetti? 
* ben ne biçim bir bebek doğurdum böyle. Ne çirkin, ne aptal, ne çok ağlıyor, ne çok doymuyo, ne zayıf, ne şişman, ne kadar da kısa, ağzı ne biçim vs...

- falanca sezeryandan sonra göbeğini sarmamış, olduğu gibi kalmış. Sen sarmayacak mısın? 
Lohusa ne anladı? 

15 Aralık 2015

Bebek çantamda ne var?-1


Selamlar:)
İlk üç ayı geride bırakmışken bir de bebek çantamızda ne olduğunu paylaşalım dedik. Yeni annelere ışık tutalım.


Çanta : Günübirlik dışarı çıkışlarda kullandığım çantayı sırt çantası olarak tercih ettim. Hem spor hem rahat hem şık, taşıması kolay ve en güzeli ellerin boşta kalıyor olması. Siyah olduğu için babamızda taşıyabiliyor:) Bu çantayı instagramda "butikvav" kullanıcısından almıştım. 


Emzirme Önlüğü : Dışarda zaman zaman emzirme için uygun ortam olmadığında emzirme önlüğü çok işe yarıyor. Fakat erkek bebekler için olanlar genelde açık mavi renk tonlarında ya da beyaz ağırlıklı. Bu tarz kumaşlar içi belli edebiliyor. Ben rahat etmeyeceğimi düşündüğüm için çok aradım, bekledim almadım ve en sonunda koyu renk bir emzirme önlüğü buldum. Marka bebefox. Eminönü'nde Havuzlu Han'da bir dükkandan aldım.

Puset örtüsü : Bizim puset örtümüz bebek aramızın içinde vardı. Ama harici olarak bir örtü de kullanabilirsiniz. Çok kalın olmayan ama ışığı kesecek bir örtü olması yeterli. Bu örtü hem bebeği dış gözlerden korumuş oluyor hem de
dışarda daha rahat uykuya dalmasını sağlıyor.


Alt değiştirme örtüsü : Kullan-at olanlar çok pratik. Cafe ya da avm bebek bakım odalarında bebeği direkt temas ettirmeden onun üzerine yatırıp sonrasında onu atıyorsunuz. Aile sağlığı merkezinde de aynısını uygulamak gerek. Sedyeye günde kaç insan temas ediyor hasta bir şekilde. Ya da hasta bebekler de tartıda tartılıyor. Kesinlikle kullan-at en iyisi.

Termos-Biberon-Mama: Ben hem emzirip hem mama verdiğim için bu üçlüyü de yanımda taşımam gerekiyor. Eğer mama kutum büyükse o zaman bir cam kavanoza kullanacağım kadar toz mama alıyorum. Ama eğer küçük boy mama aldıysam çantama direkt atıyorum. Mama için kaynamış soğumuş ılık mama suyuna ihtiyaç var. Bunu dışarda sağlamak pek mümkün değil. O yüzden hazırlanmış bir şekilde termosuma alıyorum. Termos Tantitoni'den. Bir de biberonumuz var. Dr. Browns antikolik biberon kullanıyoruz. Emziği az akışlı o yüzden emmeyi bırakmıyor. Bu bilgiyi de merak edenler için not edelim :)



Emzik-emzik kutusu : Avent soothie emzikler zaten ikili satılıyor. Bizim biri evde biri de çantamızda duruyor. Kullanmadığımız zamanlarda kutusunda duruyor. Bebeğin üzerinde sallanan ve dışarda her yere değen emzikleri hiç hijyenik bulmuyorum. Kutu bu yüzden çok kullanışlı.



Ağız bezi : Bazen bir iki tane yetmiyor bile. Eğer çok kusan bir bebekse bol bol bulundurmakta fayda var.

Puset filesi-Bebek arabası kancası : Bebek aramasının tutma yerine asılan bu iki ürün kurtarıcı.  Fileyi, bebeğin emziği, oyuncağı, biberonu ya da kolay erişmek istediğiniz her şey için kullanabilirsiniz. Kancaya ise alışveriş poşetlerinizi asıp rahat rahat gezebilirsiniz.



Islak mendil : Bebek çantasının olmazsa olmazı. Sadece alt değiştirmede değil, ufak tefek kazalarda da hemen müdahale için süper:)


Bebek bezi : Bebek çantasının demirbaşı. Eve gelince ek yapmayı unutmamak gerek.

Çöp poşeti : Bez değişimi bazen çöp bulunmayan bir yerde yapılabiliyor. Ev ortamı ya da arabada olduğunda, kirli bezi hemen çantadaki küçük boy çöp poşetine atmak en iyisi.

Yedek kıyafet : Şimdilik öyle çok da üstünü kirletemediği için ben bir body ve bir de tulum alıyorum.

Battaniye : Mevsime göre ince ya da kalın bir yedek battaniye çantada olmalı. Dışarıda yere düşebiliyor, üzerine kusabiliyor vs.



Eklemek istedikleriniz varsa lütfen yorum bırakın :)
Sevgi ile
Zehra G. Ölmez

10 Aralık 2015

İlk 3 ayda Olmazsa olmazlarımız

Öyle böyle derken ilk üç ayımızı geride bıraktık.
İlk üç ay dediğimiz dönem aslında hamileliğin devamı yani 4.trimester olarak da gösteriliyor.
Yani bebeğimiz bu üç ayda çoğu zaman kendini hâla anne karnında zannediyor. 

Dış yaşama adapte olması için ona yardımcı olmak ve bu zamanı hem bizim hem de onun rahat geçirmesi için tecrübe ettiğimiz olmazsa olmazları yazmak istedim.
Ve keşke alsaydık dediklerimizi paylaşayım dedim. Anne adayı okuyucularıma faydalı olacağını düşünüyorum.

İlk üç ayımızda olmazsa olmazlarımız:


1) Dönence 
Biz Fisher Price'ın Kelebekli Rüyalar dönencesini tercih ettik. İçinde üç farklı melodi yüklü. Anne karnı sesi, sözsüz ninni ve doğa sesleri. Biz ilk ayımızda anne karnı sesini, 2-3 ayımızda da ninniyi dinleyerek uyuduk. Uykuya dalmayı kolaylaştırıyor gerçekten. Özellikle bizimki "çıt" olsa gözleri açan bir bebek, bu yüzden melodiler evdeki ufak tefek sesleri de bertaraf ettiği için bizim için tam kurtarıcı oldu. İlk iki aydan sonra artık dönen ayıları da izledi. Bir de projeksiyonla yıldızlar dönüyor tavanda ama o henüz bizim için anlamlı değil. Çalma süresi 15-20dk kadar. Bazen tek seferde bazen iki sefer üst üste açınca uyuyor. Şarjlı pil kullanıyoruz, her uykuda bazen de tekrarlı kullanmamıza rağmen piller 1 ay dayanıyor. Sonra şarj edip devam :) Gittiğim yere bile götürüyorum. Bir de uzaktan kumandası mevcut. Odaya girmeden de çalmayı sürdürebiliyorsunuz. Benim için tam bir kurtarıcı. Farklı marka ve seçeneklerde bulabilirsiniz. Dönenceler ilk 5 ay kullanılan ürünlerdir.



2) Küvet filesi
Minik bir bebeği yıkamak gerçekten zor. Çünkü hem hızlı olmak hemde onu korkutmamak gerekiyor. İşte bunun için kolaylaştırıcı parça küvet filesi. Bebeğin küvetine yanlardan takılıyor. Bebek üzerine uzanıyor ve tek başınıza bile rahat rahat yıkayabiliyorsunuz. Sevi bebe'nin filesini kullanıyorum, muadili çok. 




3) Avent smoothie emzik
Ahh çeşit çeşit cicili emzik almıştım. Hiçbirini ağzında tutamadı. Meğer her bebek emziğe alışamazmış. Alışmaması bir açıdan iyi olabilir ama özellikle bu kadar küçükken uykuya dalması zor oluyor. Emzik bunu kolaylaştırıyor. Emzik olmadığında da anne memesi emzik olarak kullanılıyor. Biraz araştırınca smoothie emziğin anne memesi hissini verdiği ve bebeklerin kolay alıştığını okudum. Hemen aldım yine de ağzında tutamıyor ama ben arkasından parmağımla destek verince en azından emiyor, hiç yoktan iyidir. Uykuya dalması kolay oluyor.

4) Nurse Harveys
21. Günde çığlıklarla tanıştık gaz sancısıyla. Gece gündüz birbirine karıştı. Kolik bebek olmuş Harun. O ne sıkıntı nasıl ağlamak öyle...Doktorumuz sab simplex vermişti. Hiç işe yaramadı. Sonra en çok önerilen

18 Kasım 2015

Anne Oldum Ben / Doğum Hikayemiz...




Her hikaye bir diğerine aslında çok benziyor ama bir o kadar da ayrı ve özeldi...
Öyle çok doğum hikayesi okudum ki hepsindeki duygular hemen hemen aynıydı fakat benimkinde bir duygu fazladandı. O da acı... Bu yazımı belki okudunuz ya da okumayanlar bakabilirler.

Bende birgün aniden sancılarım oldu apar topar gittik diye başlayabilirdim sözlerime ya da sancıları hissetmemişim hay Allah diye keyifle başlayabilirdim bu hikayeye...

6. Eylül akşamına kadar gün sayıyorduk. Son üç ayımda annem ve ablamın yanımda olmasının verdiği rahatlığı doyasıya yaşıyordum. Doğumda benimle olacaklarını bilmek inanılmaz bir huzur veriyordu. Ama olmadı. O akşam herkes koltuğunda çayını yudumlarken, hiç ihtimal vermediğimiz asla yakıştırmadığımız, içimize sığmayacak kadar acı bir haberin ihtimalini duyduk. 

O gün sabah olmadı, gün doğmadı.
İhtimali bile kalp atışlarımı öyle bir hale getirdi ki konuşamıyordum. O gece ilk kez acile gittik. Açılma yoktu. Sancılar çoktu ve tansiyonum yüksek. Kalp atışlarım normal değildi. Evde istirahat verdi acil doktoru, sabah kendi doktorum Mehtap Hn. tekrar görecekti. 

O sabah olmadı işte... Şehit haberi yaktı bizi, eniştem değil abimin haberi...Kesinleşmedi deselerde bana artık ismi Twitterda trend topic olmuştu, şehit olmuştu abim... 6.Eylüldü günlerden. 

Sabah ablam halâ bana önemli olan sensin, bebeğini düşün kendini bırakma diyordu. Bak bende çocuklarımı düşünüyorum diyordu. İnanamıyordu besbelli, hayat arkadaşını kaybettiğine...

Annem ve ablamı karmakarışık halde bırakıp kontrol için hastaneye çıktık. Bilmiyordum ki eve döndüğümde artık onları göremeyeceğimi.

Mehtap Hn. Ablamla da tanışmıştı. Habere o da çok şaşırdı, üzüldü bana teselli vermeye çalıştı. Beraber 9 ay geçirmiştik onunla, böyle bir anda gerçekten destek beklediğim ilk insanlardan biriydi doktorum ve sağolsun eksik etmedi...
Nst sonucunda yine sancılar çıktı. Tansiyon normale girmemişti. Çatı muayenesini hem kendisi hem başka doktor arkadaşı yaptı. Açılma yoktu, bebeğin başı büyük dediler. Psikolojik olarak bebeğin yakın zamanda gelmemesi süreci her ikimiz içinde zor bir hale getirebilirdi. Normal doğum istemiştim en başından beri evet ama artık şartlar değişmişti. Bebeğin olumsuz etkilenebilir bu halinden dedi ve diğer doktorda bebeğin başından dolayı normal doğumun riskli olacağını...
Peki Mehtap Hn. dedim, zaten düşünecek halim yoktu. O da biliyordu. İlk  günden beri ona güvendim. O anda bunu yaptım...

Eylül başından itibaren artık son günlere katlanamıyordum ,sabrım iyice tükenmişti. Dilimde hep ben 10.Eylül'de doğurayım vardı. Hayırlısıyla demedim tabii, gevezelik yapıyordum aklım sıra... Ama yapmamalıymışım. İnsan diliyle işte böyle terbiye olur...

Mehtap Hn. benim bu sözlerimden tabii ki habersiz olarak "bebeği 10.Eylül'de alalım o zaman" dedi.
Elim ayağım işte o an buz kesti. Sezeryandı bu...7.eylül-8.eylül ya da 12.eylül değildi... Benim başına hayırlısı koymadığım 10.eylüldü...

Eve döndük, doğuma artık 3 gün vardı. Evde ablamda annemde yeğenlerimde yoktu artık. Acı, onları bir rüzgar gibi önüne katıp götürdü. Geride bolca hüzün kaldı. 

Furkan ertesi gün cenaze için Bursa'ya gitti. Ben yalnız kalmak istedim, kendimle, Harun'la...
Buzdolabını açtım. Annemle ablamın son gün yaptıkları alışveriş malzemeleri. Ağlayarak boşalttım, komşulara verdim. Doğum, hastane derken zaten yemeğe fırsat olmayacaktı. 
Ayakkabılık, küçük oda, oyuncaklar, ütüler...Her yerde eşyaları vardı. Onlara veda bile edememiştim. Ağlayarak topladım eşyalarını. Çok ağladım çok. Abim görevine gitmeden son gece bizde kalmıştı. Onun pijamalarını gördüm yattığı kanepenin altında... 
Çok zor 3 gün geçirdim. 3 yıl gibiydi. OCB hastalarını çok iyi anladım. Evi sürekli temizlemek istedim çünkü. Hiç durmadan düşünmeden hep temizlik yapmak istedim, yaptım. 

İki gün önce güle oynaya gezdiğim ablamı, iki gün sonra tv ekranında elinde abimin fotoğrafıyla ağlayarak izledim. 

Kimse anlayamaz, asla bilemez neler hissettiğimi.

Akşam Furkan geldi, ertesi sabah 7'de yatış yapacaktık. Son hazırlıkları yaptık. Yorgunluktan bitmiştim.
Nasıl uyuduğumu bilmiyorum.


Sabah olduğunda içimde yeşil bir filiz gün ışığını bekliyordu sanki. 3 gündür üzerimdeki hüzün yerini sükunete bırakmıştı. 
Yanımızda çok sevdiğimiz komşularımız vardı. Sağolsunlar. Hastanede kuzenim Kübra ve arkadaşım Kübra'da bizi bekliyordu.

Yerleştik, damar yolu açıldı, son kez NST'ye bağlandım. 38+3 olmuştuk. Sonrasında o çirkin ameliyat önlüğünü giydim, bonemi taktım. 

Yatağıma uzandım. Annem dualar edecekti arkamdan, ablam ben buradayım her şey güzel olacak diye gözlerime bakıp el sallayacaktı. Ama yoklardı yanımda... 


Olanlara şükür...El salladım. Furkan ameliyathaneye kadar geldi. Veda edemeden bir anda içeride buldum kendimi. Son bakışı çaresizdi, elini bile tutamadım diye hayıflandım. 

Hiç bekletmediler, direkt girdim. Çok kalabalıktı. Etrafa boş gözlerle baktım. Kalp atışlarım giderek artıyordu. Bir bedende iki can olarak son dakikalardı. 9 ay bitmez gibi gelmişti, kusarken zaman hiç geçmiyordu...Ameliyathane soğuk demişlerdi, değildi. 

Sezeryan kararı sonrası anesteziyle de görüşüp epidurale karar vermiştik.

Görüşmeyi yaptığım uzman yanıma geldi.
Beni sedyeye oturttular. Önümde bir erkek hemşire bana öne doğru omuzlarımı düşürerek iyice eğilmemi söyledi. Anestezi uzmanı da arkamda belimden iğneyi yapacaktı. Bir turlu doğru şekilde eğilemedim, uğraştırdım. Sonunda oldu. İğne yapıldı. Simdi ayaklarından bir sıcaklık baslayacak hissedince söyle dedi. Hissettim hemen. 
Sonra Mehtap Hn. geldi. kollarımdan tuttu ve
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
);